Zeropact – Bir Sosyal Girişim Serüveni

Biz dünyaya iyilik yapmak isteyen, büyük hayalleri olan ve bu amaçla bir araya gelmiş gençleriz. Ankara Kalkınma Ajansı’nın düzenlediği Gençler için Sosyal Girişimcilik Programı’na birbirimizden habersiz ama aynı ideallerle başvurularımızı yapmıştık. Tek bir temel amacımız vardı, Dünya’yı daha güzel kılarak kurtarmak! Benzer hayallerimiz sayesinde bir araya geldik, iyi bir takım olduk ve işe koyulduk. Haftalarca aldığımız eğitimle birbirimizi de kendimizi de daha iyi tanıma fırsatı bulduk, takım olmanın güzelliklerinin yanı sıra zoruluklarını da keşfettik. Ancak her birimizin ayrı bir renk olduğunu ve bir takımın başarısı için her bir rengin ne denli değerli olduğunu anladık. Çok değerli kişilerle tanıştık, çok öğrendik ve çokça da ilham aldık. Her eğitim ve mentorlarımızla gerçekleşen her görüşmenin sonucunda fikirlerimizi bir iş modeline dönüştürmeyi başardık. Ve bu programda finale yükselmeye hak kazandık.

Dünyamızın kaynaklarını korumak adına, üretiminde en çok kaynak kullanılan ve doğaya zarar verilen kumaşlardan biri olan kotu, ileri dönüşümle yeniden hayat vererek döngüsel ekonominin bir parçası haline getirmekteyiz, en azından başlangıç olarak. Adımızı “fazla” olan her şeyin atılmayıp döngüsel ekonomiye katılmasının sağlanmasını vurgulamak amacıyla en başta (Atma)ca Denim koyduk. Ancak sonradan fark ettik ki tek derdimiz kotlarla ya da modayla değil, ayrıca erişmek istediğimiz alan da Türkiye ile sınırlı değil. İşte tam bu yüzden bir imaj yenileme yaparak ismimizi Zeropact olarak güncelledik.

Şu anki aşamamız istenmeyen, artık giyilmeyen ve yıpranmış kotları paydaşlarımızdan toplamak ve ilk sezonumuz için seçtiğimiz birbirinden özgün modellere dönüştürmek. Kotlarımızı işlemleri bittikten sonra kuru temizlemeye yollayarak, yaptığımız araştırmalara göre ülkemizde ikinci el kullanılmamasının en büyük sebebi olan hijyen kaygısının önüne geçmiş oluyoruz. Terzilerimizi ise sosyal olarak dezavantajlı kadınlardan seçerek mümkün olduğunca çok insanın hayatına olumlu bir dokunuşta bulunarak sosyal etkimizi maksimize etmek istiyoruz. Hatta kalan bütün atık ip ve kumaşlarımızdan da kedi oyuncakları yaparak sıfır atık yaklaşımına da sıkı sıkıya bağlı kalıyoruz.

İlkini temmuz sonunda gerçekleştirmiş olduğumuz ve devamı da gelecek atölye çalışmalarıyla tüketicinin, kendi kotunu getirerek ya da bizim henüz dönüştürülmemiş ürünlerimizden birini alarak, sağlayacağımız malzemelerle ve eğitmenlerimiz eşliğinde tamamen kendisine özel, kendi el emeği olan bir ürünle ve baştan yaratma sürecine dahil olunacağı için türetici ve ileri dönüştürme bilincine ve becerisine sahip olarak ayrılmasını hedeflemekteyiz.

Daha önümüzde çok yol var ancak 0’dan başladığımız bu yolculuğumuzda, 100 olmaya yaklaştığımız her an daha da motive oluyoruz. Şimdiye kadar geçen sürede bir çok güzel insanla tanıştık, potansiyel paydaşlarımızı bulduk, çok değerli geri bildirimler ve öneriler aldık, çok motive olduk ve çok da öğrendik. Ekip olarak bunun son projemiz olmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz, “sıfır atık ve maksimum etki” olan ana prensibimizi içselleştirmiş diğer projelerimizi de ilerleyen zamanlarda göreceksiniz. Umuyoruz ki siz de bizim hikayemizi okurken bizim heyecanımızı ve motivasyonumuzu paylaşmışsınızdır 🙂

İnstagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir