Yeter ki İste.. Başarı Senindir..

Benim adım Derya. 35 yaşındayım, 2,5 yıllık anneyim. Lisans mezunuyum. Üniversiteyi bitirdikten sonra yıllarca özel sektörde çalıştım. Evim, ailem İstanbul’daydı, ben Antalya’da. Özel bir havayoluna ait zincir otellerin 2’sinin rezervasyon sorumlusuydum. Kariyer basamaklarını hızla çıkarken, eşimle tanıştım. İşi bıraktım, İstanbul’a döndüm. Sonra evlendik, Fethiye’ye yerleştik. Orada, 1. Sınıf tatil köyünde ön büro şefliği yaptım. 8 ay sonra mecburen geri döndük. Maddi olanaksızlıklardan eşimin ailesinin evinde, anne ve babasıyla beraber yaşamaya başladık.

O sırada el emeğimi yurtdışına satabileceğim bir mecra (Etsy) ile tanıştım. Elim her zaman bir şeylerle uğraşmaya yatkındı. Bir yandan iş arıyor, bir yandan da keçeden oyuncaklar, kapı süsleri, duvar panoları tasarlıyor, biten ürünleri Etsy’de listeliyordum. Anne olacağımı öğrendim. Süreç sıkıntılı geçtiği için, iş aramayı bıraktım. Zaten bir kaç ay sonra doğum iznine ayrılacak çalışanı kimse işe almıyordu. Etsy’de ilk satışımı Amerika’ya yaptım. Benim için çok büyük mutluluktu. Satışlarım ivme kazanıyordu, ben durmadan üretiyordum. Sonra PayPal Türkiye’de ki faaliyetlerini durduracağını açıkladı. Hamilelik hormonları da çalışıyor tabi, çok ağladım, “elimi neye atsam kuruyor” dedim. Etsy mağazamı kapattım. Zaten bebeğim doğunca yapamayacaktım. Bir süre bebeğime çalıştım.

Daha doğmadan onlarca oyuncağı vardı. Çünkü ben asla boş duramazdım. Kestim, biçtim, diktim, ördüm. Bebeğim 6 aylıkken, peluş oyuncaklar yapmaya başladım, aynı zamanda yastık olarak da kullanılabilirdi. Büyük bir hevesle, instagram sayfası açtım. Uğraştım, uğraştım, uğraştım. Başarılı olamadım. Kimse almıyordu, doğru düzgün fiyat soran bile yoktu. Ben yine de üretmeye devam ettim. Oğlum 1,5 yaşına geldiğinde Etsy mağazamı sadece oyuncak üzerine tekrar açtım. O sıralar benimle aynı zamanlarda anne olan arkadaşlarım vardı. Kimse almazsa, bizimkiler oynar diyordum. Warner Bros Studios benim oyuncaklarımdan birini satın aldı. Zıplaya zıplaya, çığlıklar atarak sevindim! Benim için büyük gurur kaynağı ve motivasyon oldu. İlk etiketimi o oyuncak için bastırdım. 

Az önce bahsettiğim anne arkadaşlarım arasında benim gibi girişimci, eli boş duramayan canım arkadaşımla sohbet ederken, sürekli iş fikirleri üretiyorduk bana. Onun da Etsy’de dükkanı vardı. Fikirlerin bazısı maliyetten, bazısı kargo ücreti çok tutacağından, bazısı ise çalışacak alanım olmadığından eleniyordu. Bir sürü çizilmiş, oyuncak olacak tasarımım var fakat kumaş alacak param yoktu. Odamda malzemelerimi karıştırırken yıllar önce sırf meraktan aldığım punch iğnesini buldum, aldığım gibi paketiyle duruyordu, dedim ki “bununla nakış yapıyorlar ama nasıl?” Araştırmaya başladım. Önce evde ki iplerle, eski keten pantolonumun paçasında denedim, dedim ya kumaş yoktu diye. Olmadı, oldurana kadar defalarca denedim. Sonra elime geçen 10 lira ile gittim yarım metre kumaş aldım. Bebeğime bir şeyler ördüğüm zamanlardan kalma iplerim zaten vardı. Desenler çizdim, çocuk odası panoları hazırladım. Artık punch nakışını çok iyi öğrenmiştim.

Elime para geçtikçe lazım olan renkte iplik ya da kumaşım bittiyse yarım metre, yarım metre kumaş alıyordum. Bir gün o arkadaşımla konuşurken bana “nakış kiti satsana” dedi. Nakış kiti nedir bilmiyordum, öğrendim. Kitleri hazırlamadan önce nasıl yapıldığını anlatmam lazımdı ki alan kişi bakarak yapsın. Nakışın kitabını yazdım, İngilizce. Site de yurtdışına satış yapıyoruz çünkü… Sonra kitler için desenler hazırladım tek tek, hepsini işledim, adım adım fotoğraf çektim, nasıl yapıldıklarını anlattım. Heyecanlıydım, ama kitap ve anlatımları ile birlikte ilk kitimi ortaya çıkarmam 2019 Şubat ayını buldu. Yine o arkadaşımın online satış yapanlar için düzenlediği satış teknikleri, seo ve pinterest eğitimlerine katıldım, arkadaş kontenjanından. Kitlerim yavaş yavaş satılmaya başladı. Sürekli yeni desenler üretmeye çalışıyordum. Ağırlıkla Amerika’ya satış yaptığım için, Amerika da ki rakiplerime göre ödeme yöntemi sıkıntılı ve kargo ücreti ile birlikte daha yüksek fiyatta kaldığımdan ürünlerimi insanların tercih etmesi için en güzelini üretmeye, taklit değil, orijinal olmaya çalıştım hep. Diğerlerinin bir kite koymadığı herşeyi koydum.

Kargodan gelen kutuyu açtıklarında, kumaşı kasnağa gerip, nakışa başladıktan sonra, duvara asılacak son haline gelene kadar ne lazımsa koydum kitlere. Taklit edilmeye başladım. Sinir bozsa da aslında güzel bir şey, doğru yoldayım o halde dedim. Amerika’dan faaliyet gösteren bir hobi sitesi (Leisure Arts), Etsy üzerinden bana ulaştı. 2 tane tasarımımla ilgilendiklerini söylediklerinde, çok şaşırdım. 2 tane desenimin kitlerini onlar da satmak istediler. Sözleşmeyi imzaladım ve satış hakkını verdim. Henüz yayınlanmadı ürünler, süreç 4 ay kadar sürermiş. Benim tek başıma yaptığım, desen hazırlama, nakışı yapma, fotoğraf çekme, ürün listeleme, sipariş hazırlama, kargolama, sipariş takibi, pazarlama, sosyal medya, müşteri hizmetleri, hepsi ayrı bir departman onlarda… Ben, tek kişilik dev kadro! 

Atölyemi açmaya karar verdim. Türkiye ‘de olacağı için atölyem, buralarda da duyulmam lazımdı. O yüzden önce instagram da başladım yine. Punch Atölyem’i kurdum. Logomu kendim yaptım. Kitabımı Türkçe’ ye çevirdim. Bir sürü ürünüm vardı zaten. Tek tek paylaşmaya başladım. Beğenildi yaptıklarım. Hiç tanımadığım insanlardan çok güzel mesajlar aldım. Ben de gönderdiğim her kite küçük bir not iliştirdim, “Sayenizde hayallerime bir adım daha yaklaştım. Katkınız için minnettarım.” Punch nakışı workshopları düzenledim. Youtube kanalı açtım, nakışla ilgili videolar çektim ve çekiyorum. Atölyemin hayali ile yaşıyorum. Henüz tutamayacak olsam da, ara sıra internetten girip kiralık işyeri ilanlarına bakarım. Hepsini inceler, gözümle dekore ederim. Bir gün gerçek olacak!

Tüm bunları oğlum uyurken yaptım. Günde 4 saat uyudum, bazen 2, bazen hiç uyumadan iki günü birbirine bağladım. Herkes uyurken, mutfakta masada çalıştım sabahlara kadar. Kit satmaya ilk başladığım sıralarda, bir gece yine mutfakta çalışırken, masanın fotoğrafını çektim, arkadaşlarıma gönderdim. Dedim ki, “Bir gün herkes benden bahsedecek. Sıradan bir evin, küçük mutfağından dünyaya satış yapan kadın diyecekler, benim için”. Bugüne kadar hazırladığım kitleri Hollanda’ya, Amerika’ya, İsveç’e, Almanya’ya, İngiltere’ye ve Türkiye’ye sattım, satıyorum. Tek kişilik dev kadroyum, ürünler aynı olsa da 2 ayrı işi yönetiyorum, sosyal medyaları dahil. Biri Etsy dükkanım LuckyPinkLadybug diğeri PunchAtolyem. Tek bir hesapta, ikisini de yönetebilirdim. Zor olurdu, çünkü hedef kitlelerimin uyuma, uyanma saatleri bile farklı. Ben daha zorunu seçtim.

Yaptığım işin en güzel tarafı, hayatım boyunca hiç tanımadığım insanların, hiç bir zaman gidemeyeceğim evlerinin duvarlarını süslemek için benim desenlerimi seçiyor olmaları. Yokum ama varım, duvarlarına dokunuyorum. 

İnstagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir