Sedefteki İnciler’in Kahramanı…

Sedefteki inciler

Sedefteki inciler projesinin kahramanı. Babasına hayran bir kız çocuğu, başarılı bir iş kadını, anne… Meslek hayalini, başka kız çocukları için gerçekleştiren ve tüm hayallerini yüreğine bile sığdıramayan Selcen Faydasıçok. 

Kendisini yakından tanımak, çalışmalarını ve çok önemli olan projesinin içeriğini öğrenmek için keyifli bir röportaj yaptık. İçten cevapları için çok teşekkür ediyoruz.

Selcen Faydasıçok kimdir?

1974 yılında Konya’da inşaat mühendisi bir baba ile ev hanımı bir annenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokuldan sonra sınavı kazanarak Konya Anadolu ticaret lisesine girdim. Ortaokulu bitirdiğim sene Konya’nın ilk fen lisesi olan Konya fen lisesinin (şimdiki adı Meram Fen Lisesi) sınavını kazandım. Fen lisesinde okumak istiyordum çünkü hayalim babam gibi bir mühendis olmaktı. Ancak okula kaydımı almaya gittiğimizde okul müdürü başarılı bir öğrencisini kaybetmek istemediğini söyleyerek okulda kalmam konusunda babamı da ikna etti ve benim yönüm sosyal bilimlere doğru dönmüş oldu.

Lise yıllarımda o döneme göre çok aktif bir öğrencilik yaşadım. Hem folklor oynuyordum hem de okulda ve kulüpte voleybol takımındaydım. Aynı zamanda çok da başarılı bir öğrenciydim. Üniversite sınavında AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünü kazandım. Aileden üniversiteye giden üstelik de başka bir şehre giden ilk kız çocuğu oldum. Çevreden gelen baskılara babam sayesinde karşı koyabildim. Rahmetli babam bana hep vali kızım derdi çünkü bu sefer hayalim değişmişti vali olmak istiyordum. Babamı üniversitenin ikinci sınıfında kaybettik. Ben o dönemde Ankara’ya üniversite okumaya gidebildiysem vizyonu çok açık olan babam sayesindedir. Babam benim hayatımda çok önemli bir rol model olmuştur.

Ben babam sayesinde kadınların başarılı olmasının yolunun onlara anlayış gösterecek ve engel olmayacak erkeklerle çok ilişkili olduğunu öğrendim. Üniversiteyi bitirdiğim sene evlendim ve eşimle beraber Konya’ya döndüm. Konya’ ya dönerken tek şartım ileride bir gün İstanbul veya Ankara ‘da yaşamak olmuştu. O da bana söz verdi ve gerçekten de sözünü tutmak için çok çalıştı.


Başarılı bir kariyeriniz var ve annesiniz. Çalışan bir anne olarak, iş hayatınızı ve anneliğinizi anlatır mısınız?

Konya’da kendi mesleğimi yapamadım haliyle. Fakat bir gün babam Hasan Bey şirkette onlarla beraber çalışmamı istediğini onlara faydalı olacağımı düşündüğünü söyleyince 1996 yılında Hasçelik’ te çalışmaya başladım. İngilizce bilmemin avantajı sayesinde İlk ithalatımız benimle başlamıştır.

İnternetin olmadığı bilgisayarların bile doğru düzgün kullanılmadığı bir dönemde zor da olsa pek çok şirketle iletişime geçebildim. Hala o dönemde bulduğum Rus şirketleriyle iş yapmaya devam ediyoruz. Büyük oğlum Batuhan doğduktan sonra bir süre çalışmadım ama bu süre içinde Selçuk üniversitesinde Yönetim ve Organizasyon yüksek Lisans yaptım. Öğrenmeyi çok sevdiğimden olsa gerek şu anda da Bilgi Üniversitesinde STK Yönetimi Yüksek Lisansı yapıyorum. Tekrar şirkette çalışmaya başladım fakat kısa bir süre sonra İstanbul hayalimizi gerçekleştirmek üzere 2001 yılında İstanbul a taşındık . Burada bir depo açtık ve sonrasında şirket hızla büyümeye başladı.

”Annelik bambaşka bir duygu…”

2002 yılında küçük oğlum Doğukan doğdu.  Annelik bambaşka bir duygu… Ben çok genç yaşta anne oldum iyi ki de öyle olmuş çocuklarımla şimdi arkadaş gibiyim. Zaten annelikle beraber bak1ş açım da değişti ve iş hayatında değil de sivil toplumda çalışmaya karar verdim. 2006 yılında Beykoz Eğitime Destek derneğinde gönüllü olarak görev aldım. Görele Köy okulunda iki sene gönüllü İngilizce öğretmenliği yaptım. Çocuklara faydası olabilecek her türlü faaliyette çalıştım. Sadece maddi olarak değil manevi olarak onların yanında olmanız gerektiğini ve en çok ona ihtiyaçları olduğunu o zaman öğrendim. Benim için dernekte çalışmak burs verilen öğrenciler ve aileleriyle beraber olmak onların hayatına dokunduğunuzda oluşan etkinin kelebek etkisi gibi büyüdüğünü görmek dönüm noktası oldu diyebilirim ve bir gün kendi vakfımızı kurmak ve fark yaratacak, değişim başlatacak projeler hayata geçirmek hayalim o zamanlar başladı.

Bunun yanı sıra o dönemde yenilenebilir enerjinin çok önemli olduğunu ve ilerleyen yıllarda enerji sektörünün çok gelişeceğini düşündüğümden bu sektöre girmeye karar verdim. 2012 yılında eşimle beraber SBD Enerjiyi kurduk ve sonrasında Konya’da güneş enerjisi yatırımı yapabilmek için lisans aldık. Fakat bu süre zarfında mevzuatta meydana gelen değişiklikler yatırım yapmanın karlı olmadığını gösterdi ve biz de yatırım yapmamayı tercih ettik .2016 yılında Lisansı yatırım yapabilecek başka bir firmaya devrettik.

Şirketinizde bir vakıf kurmayı hayal ettiğinizden bahsettiniz, hayaldi, gerçek oldu tabii.

Evet, 2016 yılında hayatımızda çok güzel bir gelişme oldu. Uzun süren prosedürler tamamlandı ve Hasan Faydasıçok Eğitim Vakfı temmuz ayında resmen kuruldu. Biz zaten aile olarak Hasçelik olarak uzun yıllar boyunca maddi ihtiyacı olan çocukları burslarımızla destekledik. Hem hayırseverliğinden ilham aldığımız babamız ve Hasçelik ‘in kurucusu sayın Hasan Faydasıçok un adını yaşatmak hem de daha fazla sayıda gencimize ulaşarak hayatlarında fark yaratabilmek amacıyla vakfımızı kurduk.

Sadece burs veren bir vakıf olarak kalmak istemedik çünkü bana göre burs vermek işin en kolay kısmı . Önemli olan burs verirken aynı zamanda hayatlarında bir iz bırakabilmektir. Proje için çalışmalara başlarken çalışanlarımızın da fikrini aldık ve onlar da kız çocukların eğitimine önem verilmesi gerektiğini söylediler. O dönemde oğlum Batuhan ABD’ ye mühendislik okumaya gitti ve bölümde çok az kız öğrenci olduğundan, Amerika’da STEM alanında kızları yüreklendirmeye odaklanmış pek çok proje olduğundan bahsetti. Sanayide kadın mühendis oranının çok düşük olduğunu da zaten görüyorduk ve çalışmalarımızı araştırmalarımızı bu yönde yoğunlaştırmaya karar verdik. Ülkemizde kadın mühendis oranının %18 olduğunu ve özellikle kız öğrencilerin mühendislik eğitimini tercih etmediklerini öğrendik. Böylece Sedefteki İnciler projesi doğmuş oldu.

 Sedefteki İnciler projesinde nedir, neler yapıyorsunuz?

Mühendislik okuyan kız öğrencileri hem maddi hem de manevi olarak desteklerken hem de liselerdeki kız öğrencilere mühendisliğin erkek mesleği olmadığını ve endüstri 4.0 ile birlikte giderek artan bir önemi olduğunu rol modeller aracılığıyla anlatmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 1.5 senedir yürüttüğümüz projemizle 9 okulda yaklaşık 1300 kız öğrenciye ulaştık.

Hedefimiz 2 yılda 2000 öğrenciye ulaşmak. Şubat ayından itibaren İzmit Sakarya Bolu İzmir ve Eskişehir ‘deki okullara gitmek üzere programımızı yaptık. Liselerde etkinlik sonrası yaptığımız anketlerden çok güzel geri bildirimler alıyoruz. Çalışma hayatında olan kadınları karşılarında görmek onları cesaretlendiriyor ve motive ediyor. Ayrıca erkek mühendislerimiz de hem kendi hayat hikayelerinden hem de kadınlarla çalışmanın öneminden bahsediyorlar. Bu da kızlarımızı çok etkiliyor.

”Kız öğrencilere burs imkanı…”

Projenin diğer aşamasında ise mühendislik eğitimi alan kız öğrencilere burs, mentorluk, kişisel gelişim, staj ve iş desteği sağlamaktayız. 2017 yılında E-bursum üzerinden başvuru yapan 1200 öğrenci arasından 50 üniversiteli bursiyerimizi belirledik ve bu yıl aramıza katılan yeni bursiyerlerimizle birlikte toplamda 80 öğrenciyle projemize devam ediyoruz. Ayda 450 tl burs veriyoruz. Bizim Sedefteki İnciler haricinde de bursiyerilerimiz var. Diğer öğrencilerimizle birlikte şu anda toplam 100 bursiyerimiz var.

Mentör programımıza 2-3 ve 4. Sınıf öğrencilerimizi dahil ediyoruz bu sene 52 öğrencimize kendileri ile aynı sıralardan geçmiş iş hayatında yer alan 52 kadın mühendis mentörlük yapıyor. 24 Kasım’da İstanbul da buluşarak hem mentörleriyle tanıştılar hem kariyer ve teknoloji eğitimi aldılar hem de Türkiye’nin ilk kadın bilgisayar mühendislerinden olan Melek Bar Elmas ile söyleşi yapma imkanı buldular. Çok keyifli geçen bir günün ardından çok güzel anılarla buradan ayrıldılar. İstanbul buluşmalarının bir diğer faydası da tüm incilerimizin birbirleriyle tanışması ve kaynaşması oluyor. Aralarında kız kardeşlik bağının oluşmasını çok önemsiyoruz çünkü böylece iş hayatına girdiklerinde birbirlerine destek olacak bağı şimdiden güçlendirmiş oluyorlar.

Kızlarımızın Kişisel Gelişimlerini Destekliyoruz.

Kızlarımızın kişisel gelişimleri için Hafev Akademi adını verdiğimiz başka bir program yürütüyoruz. Geçen sene Sabancı Üniversitesi’nde eğitimler ve atölyelerden oluşan 3 günlük bir kamp gerçekleştirdik. 21. yy yetileriyle güçlenmiş donanımlı mühendislerimizin iş hayatında yer almalarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Staj ve istihdam desteği ile projemiz tamamlanmış oluyor.  Aslında çok kapsamlı bir proje yürütüyoruz.

Sedefteki İnciler 3 yıllık bir proje olacak ancak yeni aldığımız öğrencilerimizle beraber onların eğitim hayatı bitinceye kadar proje devam edecek. Biz yönetim kurulu olarak o kadar çok sevdik ki bu projeyi şimdilerde konuştuğumuz konu projeye devam etmek . Henüz karar veremedik ama bu konuyu tartışıp hep beraber bir karar vereceğiz. Ancak bu projeyle beraber yürütebileceğimiz yeni bir proje araştırmasına başladık bile. Yine kızların eğitimi ile ilgili olacağını düşünüyorum çünkü Atatürk’ün dediği gibi bir milletin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça diğer yarısının göklere yükselebilmesi mümkün mü?

Cinsiyet ayrımcılığı hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Bu projeyle kız öğrencilerin meslek seçiminde toplumsal yargıların etkisi olmadan karar verebildikleri , sadece tıp ve eczacılıkta değil mühendislikte ve bilimde de çok başarılı olabileceklerini bildikleri, kadın mühendis sayısının erkek mühendis sayısına yaklaştığı, sadece mühendis oranının değil kadın ve erkeğin çalışma hayatında eşit olarak var olabildiği bir Türkiye hayal ediyorum. Ne yazık ki kadın istihdam oranı %30 seviyesinde. Biz bu projeyle kadın istihdam oranını artırmak için de çalışıyoruz.

Biz şirket olarak da projeyle beraber kendimizde değişim başlattık ve 750 çalışan içinde 8 olan kadın mühendis sayımızı şu an 26 ya çıkarttık. Ayrıca ilk defa 4 tane kadın çalışanımız fabrika içinde çalışmaya başladı. Ben ülkemizi tek kanadı zayıf diğer kanadı güçlü bir şekilde uçmaya çalışan bir kuşa benzetiyorum. Biz bu projeyle diğer kanadı da güçlendirmek için çalışıyoruz.

 Projeniz için vakfınız dışında destek aldığınız kişi veya kuruluşlar var mı?

Projemizi sivil toplum kuruluşları ve özel şirketler destekliyorlar. Zaten MEB’den aldığımız izin sayesinde liselerdeki seminerlerimizi verebiliyoruz. Taysad ile protokol imzaladık. STK ‘ların güçlerini birleştirmeleri gerektiğine inanıyorum.

 Annesiniz, çalışan bir kadınsınız ve öğrenim hayatınıza devam ediyorsunuz. Hiç tökezlediğiniz, pes etmek istediğiniz oldu mu?

Tökezlediğim zamanlar tabi ki oldu olmaz mı… Ama böyle durumlarda hep motivasyonumu artıracak bir şeyler buldum. Yüksek Lisans derslerine akşam kar yağarken bile giderken arkadaşlarım hep bana deli misin ne gerek var dediler. Öğrenmek beni motive eden ve besleyen bir durum olduğu için severek derslere gittim. Yaptığınız bir işi severek aşkla yaptığınızda başarısız olmanız mümkün değil önemli olan sevdiğiniz ve sizi motive eden şeyi bulmak.

Girişimci kadınlar cesaretleri doğrultusunda kendilerine bir alan kuruyorlar. Cesareti olmayan ama bir şeyler yapmak isteyen kadınlara önerileriniz nedir?

Ben girişimci olanların işini tutkuyla yapmalarının ve işine olan inancının tam olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü sizin hissettiğiniz o tutku karşınızdaki insanlara da geçiyor. Vazgeçmemek ve çok çalışmak da diğer önemli konular. Mevlana’nın bir sözü vardır sen adımını at da yol kendiliğinden görünür der. Cesur olup adım atmamız gerekiyor.

Son olarak, mutlaka, mutlu olduğunuz yerdesiniz ama gerçekleşmesi için çalıştığınız hayalleriniz de vardır?

Benim hayallerim hep vardır:) Yine bir hayalim var ama gerçekleştiği zaman konuşalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir