“Merhaba, Ben de Varım”

Duyduğum günden beri çok severim;

“Kaç yaşında olduğunu bilmesen, kaç yaşında olurdun?” sorusunu.

Üstelik bu kadar derinliği olan, yaramaz bir sorunun filozofun birinden çıkmasını beklerken bir beyzbolcuya ait olduğunu öğrenmem nedense beni iki kere etkilemiştir.

Bu sözü sevdim çünkü yaşa değil yaşanmışlığa inanırım.

60 yaşında birinin yanından saatlerce muhabbet sonunda bomboş ayrılırken, 15 yaşında birinin yarım saatlik sohbette beni şaşırtıcı bilgilerle donattığı çok olmuştur.

Geçen zaman biyolojik yaşları ilerletir realitede ama ruhsal ve zihinsel alanda süreç asla zamanla doğru orantılı gelişmez.

bende-varim

Tüm bunları neden mi yazdım?

”Hayata geçirmek istediğin hiçbir şey için asla geç değil”

Büyük usta Mimar Sinan, kalfalık dönemi eseri olarak tanımladığı Süleymaniye Camii’nin inşaatını bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti.

“Ustalık eserimdir” dediği Selimiye Camii’ni bitirdiğinde ise yaşı 87 olmuştu.

Eski Roma’da döneminin en büyük devlet adamı ve hukukçusu olarak tanınan Cato, Yunanca’yı öğrendiğinde tam 80 yaşındaydı.

Demek ki ”yaş almak”, insanların hayallerine, hedeflerine giden yolda minicik bir espri.

Hatta diğer tarafından bakıldığında, onca yılın deneysel birikimi, belki en büyük eserinizi ortaya koymanızın gerekli altyapısını oluşturuyor..

Ama elbette senin bir sebebin var o hayalinin ”hayal” olarak kalmasında.

Seç bakalım birini?

— Erteleme sendromuna mı tutuldun? — Kendini hayaline layık mı görmüyorsun? — Bir başkasının yapabildiğini, sen neden yapamıyorsun? — Kendine mi inanmıyorsun, hayaline mi? — Atacağın adımda sürekli riskleri mi listeliyorsun zihninde? — Hayalini hayata geçirenleri ulaşılmaz ve özel bulup, çevrendekilerin hayal kırıklıklarıyla mı besliyorsun bilinçaltını?

Yoksa, — Yoksa çok mu geç artık, bir daha denemek için?

Oysa;

hala hedeflerin, aklına gelince içini kıpır kıpır yapan hayallerin, umutların varsa, akıl, beden, ruh sağlığın ve enerjin var demektir.

Ve tüm bunlara sahipsen, asla geç kalınmış değildir.

 

Hadi,

şöyle bir düşün, değerlendir şimdi. Bu hayat senin ve sen biriciksin. Yarın bambaşka bir gün olabilir.

En basit adımdan başla; rutin yaptığın şeyleri ufak ufak değiştir hayatında.

Telefonla çok konuşuyorsan örneğin, yarın hiç kimseyi arama. Ona ayırdığın vakitte, hiç okumadığın bir gazetenin, hiç okumadığın bir köşe yazarına şans ver.

Bu, hem beynini şaşırtan bir egzersiz olacaktır, hem de kendine ”istersem başka türlüsünü yaparım” ı ispatlamış olacaksın.

Hep söylenir, kaçımız uygularız? Evine/işine farklı yollardan gidip gel. Şaşırt beynini ve kendini.

Bu küçücük görünen adımlar, enteresan farklar yaratacak hayatında. Dene ve gör.

Sonra ”hayallerim” listeni tekrar elden geçir. İnan bana, listendeki maddelerin arttığını görebilirsin.

Bir sözle başladık, bir başkasıyla bitirelim o halde;

”Yarın, bundan sonraki hayatınızın ilk günü” Dünyaya nasıl ”merhaba, ben de varım” demek istersin?

 

Fatma Akkuzugil

coachusgelisim.com 

Facebook

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir