Liderlere Teklif Göndermeye Dair

Liderlere Teklif Göndermeye Dair

Liderlere Teklif Göndermeye Dair : Başarılı olmuş saha liderlerine yönelmek, özellikle de doğrudan satış pazarına yeni giren yerli-yabancı tüm şirketlerde rastladığımız bir olgudur. Bu, hangi tarafta olunduğuna bağlı olarak sektör oyuncularının oldukça duyarsız ya da aksine, çok duyarlı oldukları bir alan. Bu haftanın yazısında bu konuda ben nerede duruyorum, onu anlatacağım.

Önce bir ilkede anlaşalım hep birlikte: Eğer serbest rekabetin doğru olduğu düşüncesindeysek ve girişimciliğe inanıyorsak, herkes herkese bir iş teklifi götürmekte özgürdür. Buna, rakip doğrudan satış firmalarında başarılı olmuş liderlere teklifte bulunmak da dahildir.

Liderlere Teklif Göndermeye Dair

Burada önemli olan, bu teklif götürmenin bireysel düzeyde kalması ve bir şirketten diğerine yönelik, sistemli ve yıkıcı bir faaliyet olmamasıdır. Bana göre birincisi tümüyle meşrudur. İkincisi de sadece belirli bir şirkete değil, sektörün tümüne de zarar verdiği için en hafifinden “ayıplanması” ve “kınanması” gereken bir uygulamadır.

Türkiye’deki ilk uluslararası network marketing şirketi Oriflame’in Genel Müdürü olduğum dönemde ardımızdan pazara giren yabancı bir şirketin üyeleri, bize epey bir zarar vermişti. Çok ayrılan olmamıştı ama yeteri kadar karışıklık yaratılmıştı.

Sistematik bir biçimde başka liderlere göz dikme yabancı şirketlere de özgü değildir, yanlış anlaşılmasın.

Yerli şirketlerin de benzer şekilde yoğun “kancalarına“ maruz kalındığını çok kişiden dinlemişimdir.

Diyeceğim o ki, “A” şirketindeki bir liderin, “B” şirketindeki bir lideri ekibine kaydetmek üzere teklif götürmesinde bana göre bir yanlışlık yoktur. Yanlış olan, “A” şirketinin ve onun saha liderlerinin bunu sistemli bir biçimde ve özellikle de “B” şirketini hedef alarak yapmasıdır.

Doğrudan Satış Derneği’nin Davranış İlkeleri arasında bu ikinci tür uygulamaya ilişkin bir beyanı bulunmuyor. ABD Doğrudan Satış Derneği ise, bu tip faaliyete “proselyting” (döndürme, değiştirtme) ismi verir ve üyelerine bunu açık bir biçimde yasaklar. Bu konuda yayınladıkları ilkeleri burada okuyabilirsiniz.

Ha, bir de bana göre çok yanlış olan, “A” şirketinin ekibinde yıllarca ekmek yedikten ve yüzlerce insanı kendi ekibine kaydetmek için diller döktükten sonra bir teklifle “B” şirketine geçip, o “A” şirketi hakkında söylenmedik laf bırakmamak… Olmuyor, hiç olmuyor!

Hakkı Özmoralı

Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir