Kendine Güvenen Kadın


Anne, evlat, abla, kardeş, arkadaş, eş, iş kadını, ev kadını, bekar, patron …Çalışsın, çalışmasın pek çok rolü var kadının.Kadın her şeyden önce bir birey. Cinsiyet değil, birey. Öncelikle her kadın bir birey olduğunu anlamak, algılamak, fark etmek zorunda ki yetişen çocuklar cinsiyet ayırımı yapmasın. Yetişen çocuklar, “bu kadın, bu erkek işi, kadın işte, erkek işte ” demesin. Öncelikle kadın bir birey olduğunu, bir insan olduğunu, dünyada yaratılış özelliklerimiz dışında bir farkın olmadığını, hepimizin toplumda, ülkemizde, dünyada evrensel olarak eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğunu anlaması, fark etmesi, keşfetmesi, bilmesi, tüm bunları hissetmesi çok, çok önemli.
Neden mi? Çünkü kadın, doğurgan, dünyaya çocuk getiren, çocuğu ile en çok vakit geçiren, onun düşünsel, duygusal, fiziksel, ruhsal dünyasının şekillenmesinde aracı olarak en çok mesai yapan insan. O nedenle her kadın sahip olduğu dişil- eril enerjiyi yani sağ ve sol beynini, zekasını, aklını, yeteneklerini, becerilerini, bilgisini, var olan tüm potansiyelini öğrenmek, keşfetmek, fark etmek, tanımak ve bunları en iyi kullanmak için arzulu olmalı. Yaşamı boyunca üzerine yapışan, kendiliğinden üstlendiği doğuştan gelen rolleri hakkıyla yerine getirsin, özgünlüğünü, kendini ortaya koyabilsin.


Tüm bunlar için kadının kendine yüklediği anlam, ”ben kimim, benim rolün ne ve ben bu rolleri nasıl gerçekleştirebilirim, neyi iyi yapabilirim, ne yapmak istiyorum, nelere ihtiyacım var” sorularına verdiği cevap çok önemli. Bunları zorunluluk, mecburiyet düşüncesi ile değil severek, isteyerek seçmeli. Gönüllü, samimi olmalı. Çünkü, bu şekilde yaklaşırsa inançlı olur, güven duygusu gelişir, kendine değeri, saygısı, sevgisi artar, dışardan aradığı onayı, takdiri verir kendine. Bunlarda motivasyon, itme
gücü, inanç, azim getirir. Kendini bir hiç değil, bir değer olarak görür. Kendi gücünü keşfeder. Elinden geldiğince kendini geliştirmek için çabalar, okur, öğrenir, eğitir kendini. Kendine güvenen kadın, hırsını, kıskançlıklarını, hasetliklerini kendine, diğer kadınlara ve etrafına yapıcı bir şekilde yönlendirir.
Kadın kadınla yarışmamalı, köstek olmamalı, düşmanlık beslememeli. Her kadın diğer kadınlarla bulunduğu her platformda el ele, omuz omuza verip birbirine destek olmayı, birbirini geliştirmeyi, birbirine dokunmayı seçmeli .Kardeşlik, dostluk ruhuyla, zenginlik, bereket, varlık, bolluk inancıyla bu seçimi yaparsa kavgalar, savaşlar, düşmanlıklar, kin, nefret biter. Zihinsel, ruhsal sağlıklı bireyler yetişir. Zihinsel sağlık duygusal ve ruhsal sağlığı getirir. Bunun evli olalım olmayalım, çocuğumuz olsun olmasın hepimizin evrensel görevi, sorumluluğu, misyonu olduğu inancı ve düşüncesindeyim.

Ayşegül İMAMOĞLU

Profesyonel Koç- Öğrenci Koçu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir