Kadına Şiddet Nasıl Algılanıyor?

kadına şiddet

Kadına şiddet deyince akla, nedense dayak atmak, dövmek geliyor. Oysa kadına uygulanan o kadar çok şiddet var ki, bunların neler olduğu ve neler yapılabileceği hiç konuşulmuyor. Özellikle aile içinde kadına uygulanan şiddet tartışılmıyor.

siddet-kadin

Kadınlara ve erkeklere toplumsal olarak yüklenmiş roller var. Kadın yemek yapmalı, ev temizlemeli, çocuk bakmalı. Erkek ise; çalışıp para kazanmalı yani evinin geçimini sağlamalı. Görevler açık ve net. Kadın çalışsa bile görevlerini yapmakla mükellef. Erkek çalışır, kadından da hizmet etmesini bekler.

Aslında daha doğmadan bu roller paylaşılmıştır bile. Erkek olursa her şey mavi hazırlanır, kız olursa pembe. Neden mavi veya pembe? Neden sarı, mor ya da yeşil değil. O kadar alışılmış ki bu düzene, tartışıldığı veya konuşulduğu noktada sorunlar çıkmaya başlıyor. Zira sorumluluklar ve roller daha doğmadan belirleniyor.

cinsiyet-ayrimi

Aslında gelişen dünyada artık kadınlar da iş hayatında oldukça büyük rol oynamaktadır. Her iki tarafında çalıştığı düşünülürse, eve dönüldüğünde de her iş ortaklaşa yapılabilir. Zira aslında çalışmak, çocuk büyütmek, yemek yapmak sadece kadının işi değildir. Kadının bu işleri yapma konusunda isyanı başlayınca, şiddet ön plana çıkmaya başlıyor.

“Sen kadınsın, senin işin bu. Ben bütün gün çalıştım, yoruldum. Sen bütün gün ne yaptın? Ev işi dediğin nedir ki!” Yemek hazırla, su getir, çay yap, gömleğimi ütüle. Başka bir örnek vermek gerekirse, “Kadın aklınla erkek işine karışma, sen anlamazsın, sen bilmezsin”.

Şimdi, ben soruyorum bu şiddet değil de nedir?

Bütün bunların başka bir boyutu da var. Bu toplumsal roller ile büyüyen çocuklar…

Bu ortamda büyüyen çocuk da, kadın ve erkeğin sorumluluklarının bunlar olduğunu sanarak büyüyor. Büyüdüğünde de kendisi öyle gördüğü için aynı şeyleri uyguluyor.

Sonuç olarak toplumsal rollerin yeniden ele alınması gerekiyor.

Sevda ŞEN ÜNSEV

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir