Transformal Nefes – Bi Tutam Nefes

Transformal Nefes®

Transformal Nefes Eğitmeni Sevgili Banu Conker, Nefes hakkında fazlası ile yararlanacağımız değerli bilgiler verdi. Bu bilgilerin yanı sıra, yazının sonunda yorum bırakan üyelerimiz arasından yapacağımız çekilişle 1 kişiye Bi’Tutam Nefes Atölyesi Hediye ediyor.. Çekilişimiz 18 Mart 2016 tarihinde sona erecektir.

Nefes alıyor muyum? Cevabım evet.

Hepimiz nefes alıyoruz. Bundan daha normal ne olabilir? Nefes almazsak yaşayamıyoruz çünkü. Açlığa ve susuzluğa günlerce dayanabilirken, nefessiz kalmaya ancak üç dakika kadar bir süre dayanabiliyoruz.

Peki sürekli nefes alıp verirken neden Transformal Nefes® seanslarına ihtiyaç duyalım?

Transformal Nefes® nasıl nefes aldığımızla ilgilidir, çünkü hayatımızı nasıl yaşadığımız nasıl nefes aldığımızla birebir bağlantılıdır. Nefesinizin sığ olması hayatı yüzeysel yaşadığınızı gösterebilir örneğin. Diyaframınızı kullanmadığınız için doğru almadığınız nefes hayata karşı kendinizi hep havada, köksüz hissetmenize de yol açabilir.

Neden böyle olur diye sorabilirsiniz.

Hepimiz doğduğumuzda saf bebek nefesine sahibiz, yani bağlantılı nefese. Çevrenizde bebek varsa nefes alışverişinizi bir süre izleyin ya da kedi ve köpeklerin nefesine bakın. Hiç ara vermeden, bağlantılı nefes alıp verirler ve diyaframı kullanırlar. Biz büyüdükçe yaşadığımız her olay nefesimizi etkilemeye başlar. Gördüğümüz bir araba kazası, duyduğumuz üzücü bir olay, ebeveynimizin bize kızması bizi olumsuz etkilediği için bu olaylardan kendimizi korumak için nefesimizi tutarız. Nefesimizi tutmak bir süre sonra kronik hale gelir ve nefes sistemimizi etkiler. Etkilenen sistem hayatımıza blokajlar koymamıza neden olur. Aslında bu bir kısırdöngüdür. Olumsuz bir durum yaşarız, nefesimizi tutarız, nefesimizi tutarız, olumsuz olayları hayatımıza çekeriz. Nefes alıp vermek için kullanmamız gereken tek organımız aslında ciğerler değil, diyafram kasıdır. Nefesimizi tuttukça diyafram kasımız gittikçe sertleşir. Bu da aslında bizim hayata karşı kendi duvarlarımızı örmemizi, sert maskeler takmamızı, hayatla yüzleşmemek için kaçmayı seçtiğimiz durumları yaratır.

0-6 yaş arası yaşadığımız her olumsuz durum

ya da duyduğumuz konular hayata bakış açımızı şekillendirmeye başlar ve bilinçaltımızda yer alır. Bilinçaltımızı bir ağacın kökleri gibi düşünebiliriz, köklerin yerin altında olup görünmemesi gibi biz de bilinçaltımızı gündelik hayatımızda fark edemeyiz. Bu köklerin yansımaları, yani yaşadığımız hayatı ağacın dalları olarak görebiliriz. Nasıl kalın bir dalın daha ince dalları varsa, bizim de aynı konuyla ilgili yaşadığımız birbirine bağlı durumlar vardır. Bu durumlar artık canımızı sıkmaya başladığında farkındalığa adım atmış oluruz, çünkü artık bu durumun çözülme süreci başlamıştır. Farkındalık kazanmak için nefesimizi kullanabiliriz, nefesimizi yönetmeyi öğrenebiliriz. Nefesimizi yönettikçe diyafram kasımız tekrar yumuşamaya, bebeklik zamanlarımızdaki duruma geri dönmeye başlar. Bu da enerjimizi yükseltir. Hepimiz aslında enerji bedenleriz. Hepimizin bir enerjisi var, bazılarımızın daha ağır, bazılarımızın biraz daha hafif.

Her seansta ortaya çıkan Yükselme Kanunu prensibi dolayısıyla, yani yüksek frekanslı enerjinin düşük frekanslı enerjiyi kendine çekerek yükseltmesi nedeniyle hayata daha geniş bir perspektiften bakma fırsatını yakalarız. Bakış açımızın genişlemesi farkındalıklarımızı da geliştirir, yaşadığımız olayların nedeninden çok hangi duygudan kaynaklandığına bakmaya başlarız. Farkındalıklarımız geliştikçe kendimizi geliştirmemizden daha kolay bir şey yoktur, sadece hangi yolla bunu yapacağımızı içimize sormamız gerekir. Transformal Nefes® seansları bu anlamda çok güçlü, dönüştürücü ve şifalandırıcı bir araçtır. Hayatımızın sonuna kadar alacağımız nefesin farkındalığımızı yükseltmesi, yaşam kalitemizi belirlemesi aslında bir kez öğrendikten sonra hayatımızın sonuna kadar kullanabileceğimiz bir kişisel gelişim aracı olması ne kadar ilginç, değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir