close

Çok ama çok önemli bir konudan bahsetmem gerek.Lütfen dikkatle okuyun ve araştırın. Çünkü ne kadar kişi kurtulursa bu durumdan o kadar iyi!
Kış kapıda. Kazaklarımızı giymeye başladık bile. Belki günün yarısını birlikte geçirdiğimiz, her nefesimizde soluduğumuz kazaklarımız… Akrilik, poliamid, polyester, naylon…içerikli çok sevdiğimiz giysilerimiz.Ne kullandığımızı ne ile baş ettiğimizi biliyor muyuz? Her nefeste içimize çektiğimiz havayı kendi kendimize nasıl zehir ettiğimizi?
Almadan önce mutlaka talimatları okuyun. Pamuk, viskon, keten gibi doğal içerikli ürünleri tercih edin.Doğada bulunmayan içeriğe sahip ürünler öldürücüdür.


Çeşitli kimyasalların elyaf haline getirilmesiyle tekstile de kanserojen bulaştı. Bu elyaflara uygulanan boyaları da tahmin edebiliyorsunuzdur. Özellikle trikolarda daha çok karşılaşıyoruz ancak tüm tekstile yayılmış durumda. Doğal olmayan her elyaf öldürücüdür! Bunu çok güvendiğimiz pahalı markalar dile getirmeyebilir. 17 Ağustos depreminden sonra Aksa fabrikasından sızan AKRİLONİTRİL daha sonrasında tekstile dönüşecek olan kimyasal madde , bulunduğu bölgede insana ve doğaya geri dönülmez zararlar vermiştir. İlgili yazıları internette kolayca bulabilirsiniz. Gözle görülür kısa sürede etkileri; solunumda zorlanma , burunda ve genizde yanma, hırıltılı solunum, kuru öksürük, dudakta morarma, seste kısıklık, gözlerde yanma ve sulanma, denge kaybı, baş dönmesi, göz kararması, bulantı ve kusma, karın ağrısı, kanlı ishal, ateş, deride kaşınma ve yanma. Bu zararları veren maddenin kıyafete dönüşmüş halini satın alıyoruz. Para verip kendimizi zehirliyoruz yani.
Bu çeşit kimyasalların kullanıldığı sayısız fabrika var halen. Üretimde çalışan işçilerin sağlıklarından bahsetmiyorum bile. Üretimin doğaya verdiği zarardan da. Bebeklerimizin , çocuklarımızın erken yaşta kanser hücrelerini nasıl beslediğimizi zaten anlamışsınızdır…
Ölüyoruz, öldürüyorlar. Firmaların zerre kadar umurunda değil kullanılan kumaşların sağlık kalitesi. Bu maddeler deri temasıyla , solunum yoluyla insanı zehirliyor. Yavaş yavaş yapıyor bunu. Sonunda elimizde bolca kanserle mücadele derneğinden başka bir şey kalmıyor ne yazık ki.
Almayın! Akrilik polyester…Doğada bulunmayan maddelerden üretilmiş hiçbir ürünü tüketmeyin. Bu ürünleri almayarak doğayı insanı da geleceği de korumuş olursunuz. Siz talep etmezsiniz bu üretim durur. Evet zor olacak piyasada sağlıklı ürünler bulmanız. Yok denecek kadar azlar.Eğer ki bilinçli biriyseniz eskisi kadar ‘moda’ giyinemeyebilirsiniz. İstediğiniz ürünü sağlıklı kalitede bulamayacaksınız çünkü. Alternatif olarak istediğiniz kazağı yün iplikle ördürebilirsiniz. (Yündeki linolini -hayvansal yağı- temizlemek için uygulanan ağır kimyasallardan da bahsederim bir ara) istediğiniz modeli kaliteli bir kumaşla diktirebilirsiniz. Yün ve kumaşta mutlaka renksiz olanları tercih etmelisiniz ya da sertifikalı ürünleri.. Hatta evde basit bitkilerle kendiniz boyayabilirsiniz de. Her şey sizin elinizde. Bu dünyayı sen, ben, o kurtaracak.

Rana Yıldız /Tasarımcı
İnstagram

Tags : kimyasalkumaş boyamarana yıldızru istanbultasarım bitkisel boya

Leave a Response