close

‘İSTEMBUL’ Markasının sahibi İstem Akkoyunlu, #örmekvardönmekyok mottosuyla üreten kadına destek oluyor.
İstem Akkoyunlu, özel sektörde yönetici olarak yıllarca çalıştıktan sonra emekli olup bol bol fotoğraflar çeken, örgü ören kısacası üretmeye farklı bir yolda devam eden örnek bir hikaye…
Annesi ve teyzesiyle beraber çıktığı bu örgü yolculuğunda, ‘İstembul’ markasının oluşumunu ve amacını İstem Akkoyunlu’dan öğrenmek istedik.
Kendisine röportaj teklifimizi kabul ettiği için şimdiden çok teşekkür ederiz.

*Biraz sizi tanıyabilir miyiz?
Ankaralıyım, Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fakültesi ) İşletme bölümü mezunuyum.
Lise ve üniversite yıllarımda basketbol oynadım.
Ankara ve İstanbul’da 27 sene özel sektörde yöneticilik yaptım.
Alanım satış ve pazarlama. Çalışma hayatımın son 14 yılı şarap sektöründe gerçekleşti. Şarap yanında doğal ürünler ve tabii zeytinyağı da uzmanlık alanım oldu.
Fotoğrafçıyım. Ankara Fotoğrafçılar derneği (AFSAD), TEMA ve Muğla Çevre Platformu üyesiyim.
Sokak hayvanları ve doğayı korumak yaşam felsefem..

*Yıllarca çalıştıktan sonra emekliliğin tadını çıkartmayıp(seyahat edip bol fotoğraflar çekip keyifli vakit geçirebilirdiniz), üretmeyi ve kadınlara destek olmayı tercih ettiniz. Biraz anlatır mısınız tercihinizi?
3 yıl önce emekli oldum, ama durmadım. Bir firmaya danışmanlık vermeye başladım.
Ancak bu süre içinde artık tüm yıl İstanbul’da yaşamak istemediğime karar verdim. Çok sevdiğim Muğla/Akyaka ile beraber İstanbul-Akyaka yaşam hattını kurmaya karar verdim.
Ancak yoğun bir tempodan sonra emekli hayatı yaşamak hiç bana göre değildi.
Hem çalışıp, hem emekliliğin tadını çıkartıp, hem de topluma faydalı neler yapabilirim uzun uzun diye düşündüm.
Çalışırken B planımı yaparak geçen kış seramik kursuna gittim ve örgü örmeyi öğrendim.
2016 Haziran ayında “İstembul” markasını yarattım..
Emekliyim ama halen büyük bir hevesle emekçiyim.

*El emeği olan çok çeşitli ürün var. Neden örgü?
Türk kadınının örgü ve diğer el işleri konusundaki başarısı su götürmez bir gerçek. Bu anlamda gölgede kalmış binlerce el sanatçısı var. Bu durumun benim için bir fırsat olabileceğine karar verdim.
Çünkü maharetli Anadolu kadınının -özellikle de yeni nesile ulaşabilmek için- renk uyumu ve dizayn konusunda yönlendirilmeye ihtiyaçları vardı.
İşte bu konuda bana gereksinim olabileceğini düşündüm ve kolları sıvadım.
Kadın dayanışması ile üretip, ülke büyümesine “üreterek” katkımızın olmasını ana hedefim yaptım.

*El emeği ürünlerde geleneksel yapıyı bozmadan modernize örnekler ortaya çıkarmazsanız ürüne pazar bulmak zor oluyor. Bu noktada siz modelleri nasıl seçiyorsunuz?
Aslında yanıt çok basit ! “Basit ve sade” felsefesinden yola çıktım.
Hani 70’lerin deyimiyle naif tasarımlar..
Bu yüzden de ilham kaynağım, çocukluğumun geçtiği o naif yıllar oldu. 70’ler…
Tasarımlarımı yaparken el örgüsü, jüt (çuval)kumaş, Amerikan bezi, pazar filesi ana objelerim oldu.
Modellere gelince, gelenekselin özünü bozmadan, modern ile entegre etmek çok önemli konu tabi.
Ürünlerimi tasarlarken önce kendime şu soruyu sorarım.
Senin bu çantaya ihtiyacın var mı ? Bu çantayı severek kullanır mısın, vazgeçilmezin olur mu bu çanta?
Hedef kitlen kim ?
Yurt dışına çok sık gidemesem de , sosyal medya sayesinde modayı takip etmek de çok kolay artık..
Tüm yeniliklerden haberiniz olabiliyor. Özellikle Milano ve New York sokak modasını takip etmek önemli. İspanyollar ve İskandinav ülkeleri de bu konuda çok iyiler.
Tasarımlarımı yaparken kimi zaman gördüğüm bir modelden esinleniyorum, kimi zaman ise kafamda yarattığım modelleri uygulamaya geçiriyorum.
Ancak burada kaçınılması gereken önemli bir ayrıntı var.
Gördüğünüz bir modeli birebir uygulayarak taklit etmek değil, gördüğünüz bir modelden esinlerek, “kendi felsefenize göre yaratmak, tasarlamak” konusu çok önemli.

*Hikayesi Girişim olarak biz de üreten kadına destek olmak için bir yola çıktık. Bu yolda onların ürün tanıtımlarını daha geniş kesimlere ulaşmasını sağlıyoruz. Ama üreten kadına destek olan firmalara ulaşmada sıkıntı yaşıyoruz. Bu konuda siz nasıl bir yol izliyorsunuz?
İnstagram hesabım @istembul.
Şu anda bana gelen ürün talebi doğrultusunda, önceliği eşi olmayıp çocuklarını büyüten kadınlara iş veriyorum.
Henüz hedeflediğim gibi yoğun bir tempomuz yok. Ama ben olacağına ve daha çok kadına istihdam yaratacağıma inanıyorum.
Tabi tüm bunların gerçekleşmesi için kadın girişimci desteği almam şart.
Henüz yolun başındayım ama emin adımlarla yürüyorum.
Ama tek başıma yürümek niyetinde değilim.
Bu yürüyüşümü Emekçi kadınlarla beraber maratona çevirmeyi hedefliyorum.
Örgü örerek örgütlenmek istiyorum :))

*Kadınlara girişimcilikle ilgili ne gibi önerileriniz olur?
Kadınlar çok disiplinli, dirayetli, yetenekli, sabırlılar.
Yaratıcılık ve cesaret unsurlarını da ön plana çıkartmalarını öneririm. Böylelikle çok önemli başarılara imza atmak kaçınılmaz olabilir.

*Ataşehir’de düzenlenecek ‘Yeni Yıl Panayırı’ nda da yer alacaksınız. Bu projeden biraz bahseder misiniz?
23-24 Aralık 2017 tarihlerinde Hoppala Tasarım Pazarı’nın organizayonu olan Das Das Yeni Yıl Panayırına İstembul olarak katılacağım.
Yanımda İstanbul Gençlik Platformu üyeleri olacak. Platformun harika bir projesi var . Aile büyüklerine ve çevrelerindeki gönüllülere atkı, bere ve eldiven ördürüyorlar.
Sonrasında da Anadolu’da ihtiyacı olan köy çocuklarına ulaştırıyorlar.
Böyle bir oluşuma destek vereceğim için hem çok gururlu hem de çok heyecanlıyım .
Bu gençlere çok saygı duyuyorum ve büyük küçük herkes tarafından örnek alınmaları gerektiğini düşünüyorum.

*Bundan sonra üreten kadınlar için ne gibi çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?
Evet beni en çok heyecanlandıran bir projem var!
Geçen nisan ayında KOSGEB’in girişimcilik eğitimine katıldım, sertifikamı aldım. Projemi hazırlıyorum, destek alma aşamasına geldim.
Destek alabildiğim takdirde en büyük hayalim ve hedefim Gökova’da bir atölye kurarak ihtiyacı olan emekçi kadınlara istihdam yaratmak.
Emekliyim ama emekçiyim. Hem de her zamankinden daha fazla. Çünkü kadın emekçilere iş alanı yaratacak olma ihtimalimin olması beni çok heyecanlandırıyor.
Henüz 6 aylık bir markayım. Çok çalışmam gerekiyor, daha çok yolum var biliyorum.
Ama iş hayatımda felsefem olan bir sözü de tecrübelerimle beraber emeklilik hayatıma yanımda getirdim.
“İnanmak, başarmanın yarısıdır”

İstem Akkoyunlu
İnstagram

Tags : DestekEvden çalışanevden üretenGirişimciistembulKadın girişimciÖrgü

Leave a Response