close
hattuc

İlk kızımı dünyaya getirdiğimde henüz 20 yaşındaydım ve üniversiteye başlamamıştım bile. Üniversiteye kızım 3 yaşındayken başladım. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sosyoloji ve psikoloji bölümlerini bitirdim.

Üniversite sonrası çeşitli alanlarda çalıştım. Hiçbirinde içimden önemli bir şey yapıyor hissini yaşamadım.

Hatta zaman zaman karamsarlığa kapılıp, okuduğum alanların genişliğine ve önemine rağmen neden bir alanda heyecan duyamadığımı sorgular oldum. Mutsuzluğum ve meslekî yön bulamama hâlim lisans mezuniyetimden sonra 3-4 sene kadar sürdü.

İşte ikinci kez anne olmaya büyük kızım 10 yaşındayken ve mesleki olarak böyle bir dibe vurmuşluğu yaşadığım bir dönemde karar verdim.

Şimdi düşünüyorum da insanın dibe vurmuş halleri kendine yönelmek ve gerçekten ne yapmak istediğine dair iç sesinin dinlemek için çok güzel fırsatlar sunuyor.

Benim için gebelik dönemim ve doğum sürecim böyle geçti.

Hamileliğimde İstanbul Doğum Akademisi’nde katıldığım doğuma hazırlık eğitimi ve doğuma hazırlayıcı psikoterapilerin zihnimde ve ruhumda yeniden şekillendirdiği doğum algısıyla ikinci kızımı dünyaya getirdim.

Doğum sürecim ve o aşamaya kadar aldığım bu desteklerin bizzat etkisini bir kadın olarak kendi sürecimde tecrübe edince, doğumun ertesi gününde hastane yatağında bebeğimi emzirirken bu alanda mesleki olarak yapmam gereken çok önemli işler olduğunu düşünüyordum.

Bu özel destek ve hazırlayıcı süreç benim için o kadar özel bir anlam taşıyordu ki; bu güzelliği diğer kadınlarla paylaşmasam ya da onların da anneliğe böyle güzel bir şekilde başlamamalarına vesile olmasam bencillik yapmış gibi hissedecektim.

Bu düşünceyle mesleğime olan yaklaşımım ve hedeflerim noktasında bir devrim yaşadım.

Devamında İstanbul Doğum Akademisi’nin doğuma hazırlık eğitmenliği ve doğum psikolojisi eğitimini tamamladım.

Akademi eğitimimiz boyunca benim gibi doğumları güzelleştirme idealine inanan doktor, psikolog ve diğer meslekten olan arkadaşlarımla bir araya gelme ve gücüme güç katma fırsatını buldum.

Mezuniyetten sonra karşılaştığım en büyük problem, toplumda doğuma hazırlanmanın önemi konusunda farkındalık düzeyindeki eksiklikti.

Dolayısıyla bizim işimiz; grubumuza gelen çiftlerden öte, toplumda doğuma/ ebeveynliğe hazırlanmanın önemi konusunda farkındalık oluşturacak etkili yollar bulmaktı.

GebeyleHattuç tam da bu yol arayışının bir ürünü olarak zihnimde şekillendi.

İlk olarak GebeyleHattuç; ebeveynliğe, doğuma ve doğum sonrasına dair kadınların iç dünyasında ya da sosyal hayatta yaşadıkları komik, trajikomik enstantelerini çizim olarak yansıtan bir platformdu.

Gebey; hamile kalan, kalmayı düşünen, düşünmeye çalışan, ya da doğum yapmış, kısacası annelik hayatında bir şekilde var olan her kadını yansıtan bir karakter.

Hattuç ise ben oluyorum. Aslen Antepliyim, Hatice’ye Antep’te Hattuç’ derler ve çok yakınlarım olan kişilerin bana seslenişi bu yaşıma kadar hep ‘Hattuç’ olmuştu.

Normalde bizim psikoterapistlik mesleğimizde danışanla aramızda sınırlamamız gereken ve diğer sosyal ilişkilerden ayıran mesleki sınırlar vardır ve bu husus çok önemlidir. Ama doğum alanında kendime yakınlarımın hitabıyla direk ‘Hattuç’ olarak bulunmak istedim. Çünkü şunu bizzat yaşayarak görmüştüm ki; doğuma hazırlanırken doğum anındaki kadının aradığı tek şey samimi, duygusal bir destek. Evet, benim sosyolog, psikolog ve daha aldığım birçok eğitimle zenginleştirdiğim profesyonelliğim çok değerli ama ben eğer yakınlarımın hissettiği bir yakınlıkla kadınlara ve ailelere samimiyet hissimi verirsem; profesyonelliğin soğuk, mesafeli ve üstten bakan tarafını minimuma indirirsem, o zaman bilgim karşıya daha iyi yansır. Bu yüzden ben bu ilişkimde Hattuç olmalı, gebeylerin Hattuç’u olabilmeliyim.

Ben karikatürü sevgili çizerime senaryo şeklinde yazıyorum, o çiziyor ve ben de altına samimi ve bilgilendirici yazılar yazıyorum.

Aslında tüm bunlar doğuma hazırlık eğitimine katılmayan ebeveynler için ya da toplumdaki doğuma ve ebeveynliğe dair olumsuz ve önyargılı bakışı değiştirme ve güzelleştirme amacıyla yaptığım bir çaba.

Bir sene kadar süren sadece çizim üzerinden bilgilendirme süreci bizi aşama aşama bir noktaya getirdi.

İlk aşama olarak yanıma bir yol arkadaşı buldum. Çünkü doğum alanı dışında birey, aile ve gruplara yönelik psikoterapilerim ve halen devam eden akademik eğitimimle yoğun olan bir mesleki çalışmam var.

Yol arkadaşım Mervenur, bu konuda benim yükümü hafifletmeye başladı.

Fakat aşama aşama şunu yaşamak çok güzel. Bir alana yönelmek ve üretmek aynı doğum gibi bir süreç, olgunlaşınca bir sonraki aşama kendiliğinden ortaya çıkıyormuş.

Gebeylere yönelik gebey pazarı fikrimiz ve ürünlerimiz de tam da böyle bir olgunlukla şekillendi. Çünkü insanlar hizmet ve bilgiye ulaşabilse de ürünler onlara ulaşmanın en etkili yolu.  Bu sürece girince karikatür platformundan ayrı bir marka ve logo oluşturma gibi süreçler de kendiliğinden doğmuş oldu. Artık konu tasarım, matbaa, grafik gibi daha profesyonel kişilerin dâhil olduğu bir aşamaya gelmişti.

Doğuma hazırlık eğitimi ya da psikoterapide çalıştığımız konuların bazılarını içeren ya da en azından gebeylerin dikkatini çekecek, 1. haftadan lohusalığa kadar kendilerinin psikolojik süreçlerinin kaydını tutacakları, benim onlar için yazdığım yazılar ve GebeyleHattuç ’un karikatürleriyle dolu kitap & ajanda formatında Türkiye’de bir ilk olan gebey ajandasını hazırladık. Kültür Bakanlığı’ndan telif hakkını aldığım bu çalışma benim için çok daha geniş kitlelere ulaşabilmenin en önemli aşamasını oluşturuyor.

Ajanda; yine de kitap ya da bilgiye dair ilgisi olan kitlelere ulaşabileceğimiz bir formattı. Oysa bizim daha etkili yollara da ihtiyacımız vardı.

Ne yapabiliriz derken, çalıştığım gebeylerin de benim de hazırladığım doğum çantası geldi aklımıza.

Evet, herkes içeriği kendince olan bir doğum çantası hazırlıyor. Biz de doğum anına verdiğimiz ‘Doğumistan’ ismiyle bir kutu hazırlayalım dedik.

Gebelik süresince ve doğum anında ihtiyacınız olabilecek doğal ürünleri bir araya topladık ve evladiyelik sayabileceğiniz bu kutumuzda hepsini buluşturduk.

Gebelik süresince duygularınızı yazabileceğiniz ve belli hatırlatmalar, bilgilerle dolu gebey ajandamız,  aydınlık ortamda baskılanan doğum hormonu oksitosinin sevdiği loşluğu yaratması adına mumlar,  ister koklayarak- ister aromaterapi masajlarıyla faydasının tecrübeyle sabit olan doğal yağları(Nane, Badem, Portakal, Lavanta Konsantresi ve Yasemin Kolonyası),  ödemlere ve strese karşı gebey çayımız, doğal sancıyı tetikleyecek  ve düzene sokacak bitki karışımı olan dalga çayımız, doğumu kolaylaştırdığına inanılan Fatma ana eli otumuz, doğum psikoloğu bendeniz Hattuç  tarafından hazırlanmış ‘mobil Hattuç’ diyebileceğimiz psikolojik telkin kartları, doğum pozisyonlarının yer aldığı sizi rahatlatacak kartlarımız, kendinizi size iyi hissettirecek, ihtiyaç duyabileceğiniz hurma, zemzem, kuş lokumu, kuru meyve, kuru gül şişelerimizden oluşan bir doğumistan kutusu.

Doğum olup bittikten sonra ise yeni anne için ayrı bir zorlu süreç başlıyor. Uyku düzeni, emzirme, değişen ve dalgalanan hormonların etkisiyle taze anne bir duygudan bir duyguya sürüklenip duruyor. ‘Annelik Hüznü’ dediğimiz 5-10 gün arasındaki bu melankolik hâl kısmen normal olarak görülse de uzayıp ‘Post Partum Depresyonu’ denilen ve 2 yıla kadar uzayan ciddi bir ruhsal bozukluğa dönüşebiliyor.

Bundan dolayı yeni doğmuş bebeğin bakımı kadar, yeni doğum yapmış kadının psikolojik olarak desteklenmesi ve güçlendirilmesi çok önemli.

Bu bakımdan da yeni doğum yapmış kadına kendini iyi hissettirecek şeyleri derlediğimiz bir kutu daha hazırladık. Buna da ‘GebeyleHattuç Lohusa Kutusu’ dedik. Doğumistan kutusuyla bazı ortak ürünlerin yanı sıra, lohusalığa yönelik psikolojik telkin kartları, lohusa anneye kendini iyi hissettirecek minik güzellikler içeren  bir kutu…

İstedik ki, bu kutuları kendine ya da bir yakınına alan kişi içindeki ürünlerin etkilerini yazdığımız notu okuyunca doğumun ve sonrasının profesyonel ve samimi bir destekle daha güzel yaşanabileceğini fark edebilsin, bunların arkasındaki diğer eğitim ve psikoterapilerin içeriği hakkında merak duysun ve peşine düşsün.

Nitekim bu hedefimizin henüz çok başında olmamıza rağmen geri dönüşlerle bir etkiye sebep olduğunu görebilmek çok büyük mutluluk veriyor.

Meselâ geçenlerde bir arkadaşım mesaj attı; “Şu an bir arkadaşım doğum sürecinde. Kendisine desteğe ihtiyacın var mı diye sordum. Yok, çok sağ ol, iyiyim, yanımda GebeyleHattuç Doğumistan kartlarım var.” yazmış.

Bu mesajı alınca mesleğimin dışında kısmen girmiş olduğum bu  ticari alanın hedeflediğim amaca ulaşmak için doğru bir yolda olduğumu hissettim.

Bu motivasyonla doğuma hazırlık gibi dursa da altında kadının, ailenin yeniden doğuşunu hedefleyen bir süreci yaşamaları için daha neler üretebilirim diye düşünmeye devam ediyorum.

Yaptığımız psikoterapi ve eğitimlerle pek çok danışanım hayatında kökten değişimlere neden olsam da bunların belki de en özel olanı gebeler. Çünkü yeni bir can geliyor ve kadın burada büyük bir kahraman. Genel itibariyle 9 aylık bir süreçten bahsediyoruz ama bu süreçte kadın öyle değişimlere uğruyor ki… Bir kere başta fiziksel olarak daha gebe kalınan ilk günden itibaren vücut mekanizması artık farklı çalışmaya başlıyor. İçinizde yavaştan hissetmeye başlıyorsunuz. Hormonlarınızı etkiliyor, duygusal ve zihinsel değişimler yaşıyorsunuz. Artık farklı bir sıfat daha kazanıyorsunuz, “Anne” oluyorsunuz. Sorumluluklarınız da buna göre farklılaşıyor. Kadın burada tüm hâliyle, yani fiziksel, zihinsel ve ruhsal anlamda anne olmaya hazır olmazsa daha hamilelikten başlayan bir buhran ve bocalama durumu yaşıyor. İnanır mısınız, bazı kadınlar bu sıkıntıyı ömürleri boyunca taşıyor ve psikolojik olarak da olmak üzere tüm hayatına farklı şekillerde yansıyor. Annelik rolüne, eş rolüne, evlât, abla, komşu, meslekî… her rolüne yansıyor. İşte burada aslında bizim mesleğin önemi daha çok ortaya çıkıyor.

GebeyleHattuç’a geldiğimizde ise; -sadece bir gebe değil- bir kadın gebelik için ne düşünüyor, hangi korkuları var, nasıl bir annelik hayal ediyor, aile kavramında nasıl bir sorumluluğu var, anneliğin bilincinde mi, kadın olmanın o birçok kavramı taşıması karşısında ne gibi sorunları oluyor, ne eksik, ne fazla, içindeki çığlıkları duyuyor mu ya da bastırıyor mu, cinsellik korkuları var mı, kişisel olarak taviz veremeyeceği, onu olumsuz etkileyecek şeylerin FARKINDA mı….

Yukarıda da belirttiğim gibi, psikoloji insanlara çok soyut gelen bir alan olduğu için biz GebeyleHattuç’un ürün kısmını da buradan yola çıkarak aslında oluşturduk. Her anlamda yükü ağır olan kadının yüzünü biraz gülümsetsin, kendinden bir şeyler buldun, kendini iyi hissettirsin, özel olduğunun, nasıl muhteşem bir şekilde yaratıldığının farkına varsın, bilinçlensin istedik. Bunun en önemli ayağı sanırım Gebey ajandamız oldu. Vermek istediğimiz mesajları, felsefeleri, bilgileri ufak ufak sayfalara serpiştirdik. Kendine ait hissetsin, yalnız olmadığını bilsin diye de gebelerin ana karakter olduğu karikatürler koyduk.

Toparlamak gerekirse; GebeyleHattuç’un asıl amacı ve çıkış noktası tüm yaştaki kadınlar ve hayatın her noktasında, kadının üstlenmiş olduğu her rol. Özel olarak ise gebelik düşünenler, gebeler ve gebelik sonrası kadın. Bunun için @gebeylehattuc hesabından psikolojik, zihinsel ve bedensel anlamda kendilerini bulacakları karikatür merkezli bir yolda ilerliyoruz ve geri dönüşümleri hayli güzel, bizi de motive edici oluyor. Bunu ürünlerle destekleyen ve gerçekten de ticari kaygı duymayarak, sadece insanların soyuttan somuta geçişlerini kolaylaştıracak ürünler tasarlayarak oluşturduğumuz, adına “Gebey Pazarı” dediğimiz @gebeyle_hattuc hesabımız var. Bu hesapta da aslında çok farklı, hiç görülmemiş şeyler yapmıyoruz. Eskiden beri olan ama belki gelenekselde kalan, belki de unutulan pek çok şeyi biz daha naif hallerde insanlara sunduk. Bunda da o kadar hoş yorumlar ve geri dönüşler aldık ki insanlara bu kadar ince dokunuşlar yapacağımızı tahmin edememiştik.

Her şey bir kenara, insanların o memnuniyetini ve “iyi ki varsınız” diyen gözlerini görmek bizi her seferinde yaptığımız işin ne kadar doğru ve güzel olduğunu anlatıyor. Biz de bu mutlulukla motive oluyor ve her anlamda yola revan olurken yeni bir gülücükle başlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki aslında her şey insana hizmet ediyor ama çok az şey insana dokunabiliyor. Biz de o ince dokunuşlar peşindeyiz…

Psikolog & Sosyolog

Hatice ÇİZMECİOĞLU nam-ı diğer Hattuç

İnstagram

Tags : BebekDoğumEl emeğiEvden çalışan kadıngebelikGebeyleHattuçGirişimci kadınHamile kutusuHamilelikHastane odasıHediyelikHediyelik ürünlerÜrün satış

Leave a Response