close
  • Kısaca iş hayatınızdan bahseder misiniz?

17  yıl boyunca profesyonel iş hayatında, üst düzey yöneticilik pozisyonlarında da bulunduğum, çok farklı sektörlerde çalıştım. Marmara Üniversitesi Almanca Öğretmenliği bölümünde okurken son sınıfta Gebze’de bulunan AEG&ETİ Trafo Fabrikası’nda tam zamanlı olarak Pazarlama Departmanı Asistanlığı ile işe başladım. Şehrin merkezinde çalışmak ve daha sosyal bir hayatımın olmasını istediğim için buradan iki yılımı doldurup üniversiteyi de bitirdikten sonra ayrıldım.

Lise yıllarımda izlediğim New York borsası ile ilgili filmlerden etkilenerek hep borsacı olmayı hayal etmiştim. Aracı kuruluşlara başvurarak bu hayalimin peşinden koşmaya karar verdim ve bir aracı kuruluşta iş buldum. Bu işe ilk girdiğimde sabahtan akşama kadar sadece satış emirlerini  yazarken, ikinci senenin sonunda İMKB’nin açmış olduğu broker’lık eğitim ve sınavlarını tamamlamış ve seans salonunda broker olarak çalışmaya başlamıştım. Toplam yedi yıllık broker’lık ve portföy yöneticiliğinin sonunda hayattan beklentilerim farklılaşmış ve reel dünyadan uzakta bu sanal ortamda daha fazla çalışmak istemediğime kanaat getirmiştim.

Yedinci yılımı doldurduktan sonra bu işimden ayrılarak, bir dergi yayıncılık ve reklam ajansında Genel Koordinatör olarak çalışmaya başladım. İki yıl boyunca neredeyse hiç izin yapmadan haftanın 7 günü günde ortalama 12-13 saat çalıştıktan sonra şu andaki moda deyim ile Tükenmişlik Sendromuna girmiştim. İşten ayrılarak bir müddet dinlendim ve Türkiye’de daha önce yapılmamış, beni heyecanlandıracak bir iş geliştirmenin peşine düştüm.

2005 yıllarında İstanbul’da farklı ve kaliteli gayrimenkul projeleri geliştirme furyası başlamıştı. Bende bu sebep ile araştırma ve sezgilerim neticesinde gayrimenkul sektöründe farklı birşeyler yapmaya karar verdim ve dünyadaki en önemli tasarımcılardan olan Philippe Starck’ın ortaklığında kurulmuş dünyadaki en başarılı Residence tasarım markası olan YOO şirketinin Türkiye Mümessilliğini aldım. Bunu çat pat ingilizce seviyem ve sıfır maliyet ile başardığım için etrafımda büyük bir şaşkınlık yaratmıştım. Ve böylece gayrimenkul sektörüne adım atmıştım. YOO markasını Türkiye’de pazarlamak üzere  ilk bir sene içerisinde ülkedeki en büyük şirketlerin sahipleri ve tepe yöneticileri ile görüşmüştüm. Bu arada ülkemizdeki en nadide ve butik gayrimenkul geliştirme şirketlerinden olan Servotel tarafından keşfedilerek, iş teklifi almış ve burada da tam zamanlı olarak çalışmaya başlamıştım. YOO markasının  bir yatırımcı ile anlaşmasını sağladıktan sonra 6 yıl boyunca Servotel’de Kıdemli Proje Geliştirme Danışmanı  sıfatı ile çalıştım.

Ve yaklaşık dört sene önce de uzun zamandır düşündüğüm bir projenin neticesi olarak bu firmadan ayrılarak Yükselen Çağ adındaki ‘Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü Merkezi’ni kurdum.

yukselen-cag

  • Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz? Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

17 yıl boyunca birbirinden tamamen farklı sektörlerde güzel işler yapmış birisi olarak zaman zaman içimde hep bir eksiklik ve tatminsizlik duygusunu hissediyordum. Birşey eksikti ama adını koyamıyordum.  Ayrıca bu kadar farklı sektörde çalışınca kendi kapasitemi keşfetmiş ve hedeflerimi hiçbir şekilde sınırlamamayı da öğrenmiştim. Sınırlar sadece zihnimizde, zihnimizi özgür bırakabildiğimiz zaman bir insan dünya üzerinde  arzuladığı her işi başarabilir.

İçimdeki tatminsizlik hissini kapatmak için yıllarca farklı entellektüel, dini veya spritüel disiplin ve teknikleri öğrenerek uygulamaya gayret etmiştim. Bu çerçevede asla yapamam diye öğrenmemek için aylarca ayak dirediğim meditasyon tekniği ile de tanıştım ve tanıştığım günden itibaren uygulama günlük rutinime ‘cuk’ diye oturdu. Sanki yıllardır bu teknik ile tanışmayı bekliyordum. İnanılmaz bir rahatlık ve şevk ile her gün sabah-akşam düzenli olarak yarımşar saatten toplam 1 saat meditasyon yapmaya başladım. Yaklaşık bir yıl içinde yaşamım entellektüel zihnimin anlam veremediği, idrak edemediği bir şekilde olumlu olarak değişmeye başladı ve etrafımda beni yakından tanıyan hemen herkes ‘ Ebru Hanım, ne yapıyorsunuz bilmiyoruz fakat kesinlikle devam edin’ mesajları vermeye başlamıştı.

ebru-sinik

Meditasyon sayesinde içimdeki mutlak huzur alanını keşfetmiştim.  Bu öyle bir alandı ki, aynı kadim bilge kitaplarda yazdığı gibi, koşullara bağlı olmayan arı huzur ve tatminlik halini herkesin içinde ve sadece kendisinde araması gerektiğini farkına vardım. Bu benim için çok büyük bir keşifti ve hayatımda çok önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Zihnim hala ‘huzura ermenin’ bu kadar basit olamayacağına dair beni şüphelere düşürmeye çalışıyordu ama ben bu biliş halini yaşamıştım. Zihnimizin bize oynadığı oyunların ötesine geçmeyi öğrenmek kelimelerle ifade edilemeyecek bir özgürlük alanı oluşturuyor. İşte bu müthiş keşfimi etrafımdaki tüm tatminsiz, mutsuz, huzursuz ve benim gibi adını koyamadıkları şey’in arayışında olan gücümün yettiği herkese öğretmeye karar vererek,”http://www.yukselencag.comBeden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü Merkezi’ni kurmaya karar verdim.

  • Birçok başarılı hamle gerçekleştirdiniz. Bu yolda ilerlerken bir kadın olarak neler yaşadınız?

Ben kadın olduğum için size çok standart olan kadın olarak şöyle zorluklar yaşadım, böyle engellerle karşılaştım demeyeceğim.

Tam tersine, ben kadın olarak her zaman duygusal zekamı ve sezgilerimi dinlemenin avantajını kullandım. Kadın olmanın getirdiği bu çok önemli avantajları akılcı bir şekilde kullanarak hala erkekler dünyası olarak algılanan iş hayatında hızla ilerledim.

  • Neden bu işi yapmaya karar verdiniz?

Hayatta her şeyin dengeden ibaret olduğunu idrak ettikten sonra, bütünsel anlamda sağlıklı olabilmemizin salt fiziksel beden sağlığı ile mümkün olamayacağını, bunun yanı sıra zihinsel ve ruhsal bedenlerimizde de denge sağlanması gerekliliğini deneyimleyerek öğrendim. Bence bu hayatın en açık sırlarından birisidir.

Bu sebep ile Bütünsel Sağlık konusunda uzmanlaşmayı seçerek,  Bütünsel Sağlığın  (Beden, Zihin ve Ruh Sağlığı Bütünlüğü) dünyadaki tartışmasız en tanınmış ve en güçlü liderlerinden olan, şifa sisteminde ‘Kuantum İyileşme’ metodu ile bir çığır açan ünlü doktor, yazar ve filozof  Deepak Chopra’nın öğrencisi olarak  A.B.D.  California’da bulunan ‘Chopra Center Üniversitesi’nde  ‘Meditasyon Fakültesi’ ve ‘Ayurveda  Fakültesi’lerini tamamladım.

Şu an itibarı ile bu üniversitenin ilgili bölümlerinden mezun olan ülkemizdeki ilk ve tek ‘Ayurvedik Yaşam Eğitmeni’ ünvanına sahibim.

Bu  5,000 yıllık kadim bilgiler 21.yy  ihtiyaçlarına her yönden cevap veriyor ve bu kadim bilgileri öğrenmenin sonu yok…Halen A.B.D. New Mexico’da bulunan  ‘American Institute of Vedic  Studies’  merkezinde ‘Ayurveda ve Bütünsel Sağlık ve Zindelik’ konularını içeren eğitim ve çalışmalarıma devam etmekteyim. Bu arada da ‘Yükselen Çağ’ çatısı altında bir çok kurumsal şirkete, üst düzey yöneticiye,  sanatçıya, öğrencilere vb.  bireysel ve grup eğitim seminerleri vererek, yaşamlarımızı stresten uzak, farkındalıklı ve daha tatmin bir şekilde sürmenin ve bilinçli seçimler alma yönünde değiştirmemizin yollarını paylaşmaktayız.

  • İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

Türkiye’de Total Wellbeing konseptini oturtarak,  ‘Dengeli Yaşamın Anahtarları ve Stres Yönetimi’ ana başlıklı eğitim paketlerimizle ve bu kış itibarı ile yayınlamaya başlayacağımız kitaplarım, eğitim DVD ve Cd’lerim ile olabildiğince çok kurumsal şirkete ve bireye ulaşarak, yaşamda dengeyi sağlayıcı bu basit günlük rutin ve teknikleri paylaşarak, daha iyi ve daha mutlu bir toplumun oluşmasına katkıda bulunmak.

Şu an itibarı ile kurumsal düzeyde bilimsel temelli olarak verilen bu eğitimler ülkemizde sadece Yükselen Çağ çatısı altında verilmektedir. Çünkü Chopra Center Üniversitesi iş dünyasında stresle baş etmeyi öğrenerek daha huzurlu ortamlarda çalışmanın özel yaşamımızdaki evlerimize, çocuklarımıza, eşimize ve toplumun her kısmına sirayet ettiği inancı ile iş dünyasına yönelik özel eğitim programları geliştirmeye çok önem vermektedir. Bu sebeple biz Chopra Center Üniversitesi eğitmenleri özellikle Amerika’da uluslarası  şirketler tarafından tercih edilen ilk sıralardaki eğitim danışmanlarından olarak yer almaktayız. Bu eğitimleri alan uluslararası şirketlere örnek olarak Apple, PricewaterhouseCoopers, Nike, AOL Time Warner, Yahoo!, Deutsche Bank, Procter & Gamble, IBM, Microsoft, Hewlett Packard, Shell ve IBM’i verebilirim. Türkiye’de kurumsal yapılarda da bu bilinci geliştirmeyi hedefliyorum.

  • Genç kadın girişimcilere/ iş kadınlarına öneriniz nelerdir?

Bu soruya hem çok farklı sektörlere girip başarı yakaladığı söylenen bir profesyonel olarak, hem KAGİDER üyesi, hem TurkishWIN üyesi, hem de bir Bütünsel Sağlık uzmanı olarak cevap vermek istiyorum.

Hayalini kurabildiğiniz herşeyin gerçekleşmesi mümkündür, önce bu  çok değerli kadim bilgiyi bilelim. Hedeflerinizi hiç bir şekilde sınırlamayın. Hayal kırıklıkları, beklentilerinizin istediğiniz zamanlarda oluşmaması gibi durumları bir fırsat olarak değerlendirerek, hedefinize daha yaratıcı yaklaşmayı deneyin. İnsanoğlu özellikle de kadın çok yönlü ve güçlü, bunu sakın aklınızdan çıkarmayın ve pes etmeyin. Her durum yeni bir kapı aralar, sezgilerinizin aklını kullanmayı geliştirin ve lütfen meditasyon yapmasını öğrenin. Düzenli meditasyon uygulaması ile hayallerinize çok daha hızlı ve gayretsizlik yasası ile ulaşabileceğinizi biliniz.

 

Tags : Ebru şinikKadınKadın girişimciMeditasyonNefes atölyesiNefes semineleriYükseln Çağ

Bir Yanıt Bırak