close

Kelime Yayınları’nın öyküsü nedir? Kendi girişimcilik hikayeniz nasıl başladı?

1972 doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Anabilim Dalı Radyo – Televizyon Bilim Dalı’nda yüksek lisans ve doktora eğitimimi tamamladım. Müzik ve sinema gibi kültür sanatın çeşitli alanlarında çalıştıktan sonra Mart 2006’da, öncelikli olarak çocuk ve gençlik kitapları yayınlamak üzere, Kelime Yayınları adıyla kendi yayınevimi kurdum.

Karar verme aşamanızdan bugüne kadar, iş hayatınızda bir kadın girişimci olarak karşılaştığınız güçlükler oldu mu?

Kelime Yayınları’nın ilk iki yılında evden, tek başıma çalışıyordum. Editörlükten, baskıya, tanıtımdan siparişlerin gönderilmesine kadar tüm işleri kendim yapıyordum… Bu aşamada yayınevinin, ilerlemesi çok sağlıklı olmadı. Firmalar, daha kurulu bir düzen bekliyorlardı. Henüz markalaşmamış yayınevlerinin okullarda ve kitabevlerinde kabul görmesi de çok kolay olmadı. Ama tüm bunları göze alarak çalışmaya devam ettim. Gidecek uzunca bir yolumuz var hâlâ.

Kitaplarınızda yaş sınırı var mı? Basım kararınızdaki belirleyici fikir ne oluyor?

Kitaplarımız, anaokulundan lisenin ilk yıllarına kadar tüm okurlara hitap ediyor.. Çocukların gelişimini göz önünde tutarak içinde bulundukları yaş gruplarına uygun kitaplar yayımlamaya çalışıyoruz. Kitabın konusu ve kullanılan dile göre sınıflandırıyoruz kitaplarımızı. Yerli veya yabancı olsun, basmaya karar verdiğimiz tüm kitapların ortak özelliği “iyi edebiyat” niteliği taşımaları. Çok satacak kitaplar değil, çocukların (ve tüm okurların) aklında yer edecek kitapları yayımlamaktır amacımız.

Karar vereceğiniz projelerde sizin için en önemli şey nedir? Daha çok nelere dikkat edersiniz?

Gelen dosyalar, editörümüz ve lektörümüz tarafınızdan okunup raporlanıyor. 3 kişinin ortak kararıyla dosya sahibine görüşümüzü iletiyoruz.  Dosyada çok ciddi dilbilgisi hataları varsa, dosyadaki konu ilgi çekici de olsa, olumsuz oluyor görüşümüz. Ek olarak, “devamlılık” çok önemli. Tek bir dosya ya da birkaç dosya ile başvurması değil, yazar olma konusunda kararlı olması gerekiyor. Yeni yazarlara öncelik vermeyi düşünüyoruz ayrıca; yayınevi olarak, kendi yazarımızla büyümek gibi bir hedefimiz var.

Kendi girişim hikayesini oluşturmak isteyen kadınlara bir tavsiyeniz olabilir mi?

Öncelikle yapacakları ya da yapmak istedikleri işi, en alt kademedeki çalışan açısından biliyor, uyguluyor olmaları çok önemli. İşinin tüm alanlarına hakim olursa, hem doğru istihdam sağlamış olurlar hem de projelerine hakim olurlar. Alanlarıyla ilgili bilgiyi yeterince biriktirdiklerini düşündükten sonra denemekten ya da kaybetmekten endişe duymadan adım atmalarını öneririm.

Çalışan bir annesiniz ve bu durumun zorlukları ya da kolaylıklarını sorsak, nasıl bir sıralama yapabilirsiniz?

Kendi işiniz olduğunda mesai saati mefhumu olmuyor maalesef. Özel hayatınızdan ek mesai alıyorsunuz, arkadaşlarınızla veya çocuğunuzla geçireceğiniz zamanı feda ediyorsunuz girişimcilik ruhuna. Bazen o kadar yorgun oluyorsunuz ki, evdesiniz ama değilsiniz. Oyun oynayacak haliniz olmuyor. Bu da bazen vicdan muhasebesi yapmanıza neden oluyor. Çocuğunuzla daha çok vakit geçireceğiniz günleri bekliyorsunuz ama o hiçbir zaman olmuyor. İşimi oturtana kadar maalesef işimin ihtiyaçlarına öncelik verdim. Oğlumun o küçük yaşlarını ihmal ettim tabii. Ama şimdilerde ona daha çok vakit ayırabildiğim için biraz daha memnunum.

Oğlunuz ile olan ilişkiniz iş hayatınızdan nasıl etkileniyor?

Doğduğu günden beri kitap okuyorum ona. Okuma yazma öğrendikten sonra da birlikte okumaya başladık. Kitaplar hakkında şimdilerde benimle görüşlerini paylaşıyor, kitaplardan beklentilerini sıralıyor. Beni geliştiriyor.  O dünyaya geldikten sonra Kelime Yayınları’nın K logosunun yanına küçük bir erkek çocuk figürü koydurdum. Aile ve işi sembolik de olsa bu şekilde bir araya getirdiğimi düşünüyorum.

Anne olduktan sonra hayatınızda en belirgin değişim ne oldu?

Daha duygusal kararlar vermeye başlıyorsunuz. Empati duygunuz biraz daha gelişiyor sanki. Çocuğun olduğu her şey, alanınız haline geliyor. Hem kendi çocuğunuza hem de tüm çocuklara karşı daha korumacı oluyorsunuz … Ya da bu duygular hep vardı da, biraz daha baskın oluyor da diyebiliriz.

Son olarak çalışan ya da çalışmak isteyen annelere tavsiyeleriniz olur mu?

Çalışmak bir bakıma da sosyalleşme. Çocuklarımız için sürekli öğrenen anneler olmamız, onlar için daha da faydalı, diye düşünüyorum. Onlar hızla öğreniyorlar ve bizleri geçmiş durumlardalar. Onlarla sağlıklı iletişim kurmak için de çalışmanın önemli olduğu kanaatindeyim.

 

Tags : Asya ÇağlarEditörEğitimGirişimci kadınKadın girişimciKariyerKelime yayınlarıkitap

Bir Yanıt Bırak