close
arzunun-bebekleri

Arzu Özer, evrensel sanatın bir parçası olan ”Doll Art” alanında çalışmalar yapıyor. Kendisiyle inşaat mühendisliğinden bebek sanatına geçiş hikayesini ve tüm çalışmalarını konuştuk.

-Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

İzmir doğumluyum. İkiz çocuk annesiyim. Eskişehir’de yaşıyor ve üretiyorum. 17 yıl  inşaat sektöründe çalıştıktan sonra bu mesleğin erkeksi yapısından sıkıldım ve bıraktım. Bir yıldan fazla hiçbir iş yapmadan evde oturdum, düşündüm, hayatımı temize çektim. Bu arada hem oyalanmak hem de çocuklarım için bebek yapmaya başladım. Bir anlamda can sıkıntısından başladığım hobim hızla gelişti. Başlangıçta yaptığım bebekleri eşe dosta hediye ediyordum. Yaptığım her bebeğin birer sanat eseri olduğunu düşünen eşimin teşvikiyle ilk sergimi açtım. Beklemediğim bir  ilgi ile karşılaştım o günden sonraki hızlı gelişmeye başladı ve ben bile ayak uydurmakta zorlanıyorum.

-”Doll Art” alanı hakkında bilgisi olmayanlar için soruyorum.Sizin yaptığınız bebeklerin diğer bebeklerden farkı nedir?

Bebek yapımı yeni bir alan değil. Geleneksel olarak her ülkede yüzyıllardır kadınların uğraşı alanı.. Ülkemizde de öyle. Bezden, kaşıktan ya da çok çeşitli malzemeden bebekler yapılıyor. Yöresel bebek üretenler de azımsanmayacak kadar çok. Ben bebek yapımı olayına geleneksel bakış açısıyla yaklaşmadım. Bebek formlu sanat eserleri tasarlamaya başladım öyle de gidiyor. Dünyada bu ürünlere doll art yani sanat bebeği deniyor. Sanat bebeği yapımı; geleneksel, yöresel bebek yapımı ile aynı değil. Bir anlamda bezden heykel yapıyorum. Resim, heykel, seramik gibi sanatların disiplinler arası sentezini oluşturarak sanatsal formlar ortaya koyuyorum. Yaptıklarım bebek formunda oldukları için geleneksel bez bebek yapımcılığı ile karıştırılabiliyor ama her ikisi de  çok farklı alanlar. Her bebekten sadece bir tane yaptığım için koleksiyon değerleri de çok yüksek.

YUMURTA KABUĞUNDAN KUMAŞA, AĞAÇ PARÇASINDAN METALE

HER MALZEMEYLE BEBEK YAPIYORUM

YANİ BİZİM EVDEN ÇÖP ÇIKMIYOR

-Dünyada ”Doll Art” sadece bezden yapılan bebeklerden oluşmuyor. Kumaştan seramiğe, telden ahşaba kadar geniş bir yelpazesi var. Sizin bez dışında çalıştığınız materyaller var mı?

Temel amacım bebek formlu sanat eserleri üretmek olduğu için malzeme konusunda sadece kumaşla sınırlamıyorum kendimi. Yumurta kabuğundan  kumaşa, ağaç parçalarından metale her tür malzemeden bebek yapıyorum Çoğunlukla da atık malzemeleri kullanıyorum. Yakınlarımız bu konuyu espri konusu bile yaptılar; sizin evden çöp çıkmıyor mu? diye. Haksız değiller bizim evde hemen her şey bebek malzemesidir, çöp kavramı bize biraz uzak.

-Bebek yapımında dikkat ettiğiniz ayrıntılar neler? Çalışmalarınızda nelerden esinleniyorsunuz?

Bebeklerimin en önemli özelliği özgün ve tek olmaları. Hepsi kendi tasarımım. O yüzden ülkemizde ve dünyadaki koleksiyonerlerin ilgisini çekiyor. Çalışmalarımda esin kaynağım sokak ve günlük yaşam. Sokaktaki insanları gözlüyorum. Eskiz defterime taslak çizimler yapıyorum. Fotoğraflarını çekiyorum. Bu tiplemelerden etkilendiklerimi, yaşam biçimlerini eve geldiğimde bebek formlu tasarımlara dönüştürüyorum. Kara kalemle tüm detaylarını çiziyorum, form ve giysiye karar verip üretime başlıyorum. İnsanların yaşam öykülerini üç boyutlu hale getiriyorum. Sergilerimi de insana yönelik temalar üzerine açıyorum. Kadına şiddet, savaş mağduru çocuklar, evsizler, barış… gibi. Örneğin Sunay Akın’a elinde güvercin tutan Suriyeli Göçmen Çocuk bebeği hediye etmiştim.

BİZ BEBEKLERİ SATMIYORUZ, ONLARA YUVA BULUYORUZ

-Evden üreten kadınların en büyük sıkıntısı yaptıkları ürünü pazarlayamamak…Siz ilk başlarda yaptığınız bebekleri pazarlarken sıkıntı çektiniz mi?

Benim öncelikli amacım pazarlama olmadığı için özel arayışlarda bulunmadım. Sergilerim yoğun ilgi gördüğü için ürettiğim bütün bebekler koleksiyonlarda yerini aldı. Bunun yanı sıra sosyal medya, yazılı ve görsel basının da tanınmam da çok katkısı oldu. İstemeyerek satıyorum desem abartı olmaz. Çünkü çok fazla üretiyorum o zaman da saklama sorunu çıkıyor. Biz buna satmak demiyoruz. Bebeklerimize yuva buluyoruz..

-Daha çok koleksiyonel bebekler yapıyorsunuz. Oynamaya uygun bebekler yapmayı düşünüyor musunuz?

Evet benim bebeklerim koleksiyonel. Oyun bebeği üretmiyorum çünkü o zaman seri üretim gündeme gelecek. Hep unique kalmak amacındayım. Ama bazı bebeklerimi teatral kompozisyonlarla fazla hasar vermeden oynayanların olduğunu biliyorum. Bebeklerimi kendilerine arkadaş edinenler, onlarla sohbet edenler, yarenlik edenler var..

-Yaptığınız bebeklerde kullandığınız teknikleri sosyal medyada paylaşmak, çalışmaları kopyalayabilme ihtimalini yükseltiyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Öğretmekten, paylaşmaktan çekinmiyorum. Bu sanat dalının yaygınlaşmasından, benim sayemde kadınların para kazanmalarından mutlu oluyorum. Bebeklerimin hepsi özgün olduğu için taklit edilme endişem de yok. Sadece tekniğimi kopyalayabiliyorlar, bunun için de çaba göstermelerine gerek yok. Çünkü ben bildiğim bütün teknikleri öğretiyorum zaten. Ben fotoğrafçılık tekniği öğretiyor olsaydım herkes Ara Güler mi olacaktı?

ESKİŞEHİR HALKI SANATLA, KÜLTÜRLE HAŞIR NEŞİR

-”Arzu’nun Bebekleri”yle yakaladığınız başarı da sanatsal bir kent olan Eskişehir’in size katkısı oldu mu?

Eskişehir çok özel bir kent. Başka bir kentte bu işe başlamış olsaydım bu başarıyı elde edemezdim. Eskişehir’i sanat aşığı, sanatçı bir başkan; Yılmaz Büyükerşen yönetiyor. Yılmaz Hoca kentteki yeniliklere, yaratıcı kişilere destek oluyor, sınırsız olanaklar sunuyor. Ayrıca Eskişehir halkı da sanatla, kültürle haşır neşir bir toplum. Türkiye’de başka bir kentte yaşayamam, üretemem diye düşünüyorum..

-Sergileriniz oluyor. Biraz da bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Yakın zamanda bir serginiz var mı?

Bu işe sergiyle başladım, sergilerle devam ediyorum. Bugüne kadar 8 kişisel sergi açtım, çok sayıda karma sergiye katıldım. Başladığım yıl Eskişehir’de alanımda yılın sanatçısı ödülüne değer bulundum. Ayrıca workshoplarım, atölye çalışmalarım devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESMEK bünyesindeki kurslarımız 3. döneme girdi. Bine yakın kişiye bu sanat dalını öğrettim. Evimde de özel dersler veriyorum. Eskişehir, Ayvalık, Altınoluk, Gölcük- Değirmendere’de sergiler açtım. Ankara, İzmir, İstanbul, Gölcük, Altınoluk ve Eskişehir’de çok sayıda workshop ve atölye çalışması yaptım. Önümüzdeki aylarda Eskişehir, Çanakkale, Ankara ve Kıbrıs’ta sergilerim olacak. Arnavutluk’ta 3 haftalık bir eğitim için görüşmelerimiz sürüyor.. Yurtiçinden yurtdışından özel ders almak için gelenler var. Geçtiğimiz günlerde Lefkoşa’dan 3 günlük eğitim için bir öğrencim geldi..

-Dünyadaki kaynaklar giderek tükeniyor. Eskiden annelerimiz evdeki malzemelerle bebekler dikerdi.Sizin geri dönüşüme yönelik çalışmalarınız oluyor mu?

Az önce de belirttiğim gibi hiçbir şeye çöp gözüyle bakmıyorum. Her şey dönüştürülebilir, değerlendirilebilir, katma değeri yüksek ürünler elde edilebilir.. Ben de bebeklerimde olabildiğince geri dönüşüm malzemeleri kullanıyorum.

-Sizden özel tasarım bebek siparişi isteyenler var mı? Varsa ne tür bebekler isteniyor?

Evet özel tasarım bebek talepleri geliyor. Fotoğraftan kendisinin, yakınlarının bebekleri, masal kahramanları, ünlü kişiler, sanatçı bebekleri gibi çeşitli özel tasarım bebek talepleri geliyor. Örneğin Barış Manço’nun Belçika’da yaşayan ağabeyi Savaş Manço’ya Barış Manço bebeği, Tuncay Akgün’e Bezgin Bekir bebeği yapmıştık…

SANAT ŞİŞMANLATMAZ AMA DİKKAT!!! EGOYU ŞİŞİRİR

-Hikayesi Girişim, kadın istihdamının ve girişimci kadınların artması için çalışmalar yapıyor. Bu noktada evden üreten ve çalışmak isteyen kadınlara ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Kadınlarımızın çok yetenekli, yaratıcı olduklarını düşünüyorum. Yenilikçi bir bakış açısına sahip olurlarsa hangi alanda faaliyet gösterirlerse göstersinler başarıyı yakalayacaklarına inanıyorum. El emeği işlerin trendi yükseliyor. Tekrardan kaçınsınlar. Başka bir arkadaşının yaptığının aynısını yapmaya çalışmak yerine kendilerine özgün bir tarz oluştururlarsa fark yaratırlar.. Uğraşı alanları ile ilgili dünyadaki gelişmeleri yakından izlemek ve sosyal medyayı etkin ve bilinçli kullanmak da başarılarına katkı sağlayacaktır. Sürekli çalışsınlar. Kim söylemişti hatırlayamadım şöyle diyordu :”Sanat şişmanlatmaz ama dikkat..! egoyu şişirir..”

-Son olarak bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

Temel hedefim alanımda dünya sanatçısı olmak. Bu doğrultuda çalışmalarımı sürdürüyorum. Hiçbir zaman “ben oldum” diyemeyeceğim bir sürecin içindeyim. Hep öğrenmek, hep öğretmek, hep yeni şeyler ortaya koymak… Bu sanat dalının ülkemizde yaygınlaşmasına katkı sağlamak da öncül amaçlarım arasında yer alıyor…

Arzu ÖZER

İnstagram

Tags : Arzunun BebekleriBebekEl emeğiEvden çalışan kadınGeri dönüşümHediyelikKadın girişimciKadın İstihdamıkoleksiyonel bebeklerKumaş Yumurta kabuğuOyuncakOyuncak bebekÜrün satış

Leave a Response