close

-Sizi tanıyabilir miyiz?

1-Serpil Berat Tezgör yaklaşık 35 yıllık  kadın esnaf, üreten kadın istihdamına katkı sağlamak için mücadele veren önce ev kadını sonra girişimci…

İki çocuk annesi, yıllardır kadın mücadelesi veren bir Aktivist.

-Kapalı Çarşı’da esnaflık yapmış bir aileden geliyorsunuz. Geçmişteki alışveriş alışkanlıklarımız değişti ve artık tüm ihtiyaçlar AVM’lerden karşılanıyor. Bu durum hakkında neler söylemek istersiniz?

2- Geçmişteki alış veriş alışkanlıklarımız değiştiği gibi bizlerde değiştik. Bu o kadar geniş bir alana yayılacak bir konu ki ,nereden başlarsanız başlayın. Konu ülkedeki ticaretin dışarıya güdümlü olmasına kadar uzanıyor. Hepimizin evinde bir yaşlısı vardı ve biz onlardan tarhana yapmayı, salça, reçel yapmayı öğrendik. Konservelerimiz mevsim sebze ve meyveleri idi. Oysa şimdi her mevsim her türlü sebze ve meyve var, ve satın alıyoruz. Buna ilave olarak giyim, sektöründe kullan at çılgınlığı bizi yabancı sermayenin eline bırakmıştır. Annem babamın eskiyen gömlek yakasını ters yüz ederdi. Ben de öğrenmiştim. Tabi o yıllarda kumaşın en iyisi,dikişin en kalitelisi vardı.

Ülkemizin en büyük sorunu ise içerisinde oksijen olmayan ve algıyı tamamen, reklam üzerine kuran, alış-verişten çok yiyecek, içecek, eğlenceyi kullanarak alış verişi size dayatan mağazaların olduğu AVM ler, yurt dışında üretilen kalitesiz, ucuz ve aylık moda değişimi formatı ile bizlere satılan giysi, ev eşyaları, kişisel giyim eşyası v.s.

aktivist-serpil-tezgor

-Yıllarca esnaflık yapmış biri olarak, kadın esnafın karşılaştığı en büyük sıkıntılar nelerdir?

3-Kadın esnaf diye ayırım yapmak istemiyorum.Burada sadece dezavantajlı durumlar olabiliyor.Yoksa esnafın temel sorunları ortak..

Kadın olarak baktığınız da ülke ekonomisine katkı sağlarken aynı zamanda topluma birey yetiştirmek, örnek olmak ve anne , kadın ,esnaf üçlüsünde varolmak durumundasınız. Tabi en büyük sıkıntı cinsiyet ayrımı, kadın olduğunuz da yaptığınız iş değer bulmakta zorlanıyor. Erkek egemen bir yapıya sahip olan toplumun kadın için değer yargıları Kadın çalışıp ürettiği zaman farklı değerlendiriliyor.

– Kadın girişimci denince sizin ilk aklınıza gelen nedir?

4-Bu soru uzun yıllardır yüreğimde bir yaradır. Kadın girişimci dendiği zaman eğitim bölümünde, ne kadar eli iş tutan, üreten kadın var ise, tüm kurumlar tarafından eğitime tabi tutulur. Lakin ödüllü girişimci yarışmaların da küçük işletmeler yok sayılır ve büyükler ön planda tutulur. Siz hiç bir mantı üreten kadının girişimci ödülüne yarışmacı olduğunu gördünüz mü? Siz hiç bir kadın fırıncının sabahın en erken saatinde kalkıp ekmek teknesinde ekmeği üretip satışa sunduğunu girişimciliğin en üst noktası olduğunu duydunuz mu ? Olamaz çünkü yarışma koşulların da statü yüksek , kısacası küçük girişimci düşünülmez…

Oysaki ‘küçük olmadan , büyük olunmaz’.

Benim girişimci kadına bakış açım biraz farklı…

Bu konuda saatlerce konuşabilirim.

-” Anadolu’da Kadın İçin Network Marketing” adlı çalışmalarınız oldu bir kaç yıl önce. Kadınların aile bütçesine katkı sağlamasını, internet kullanımını ve sağlıklı, kaliteli yaşamı anlatan bir çalışmaydı sanırım. Kadın girişimciliğini arttırmak adına tekrar böyle bir çalışma planınız var mı?

5-Evet önce kendim Network Marketing sektöründe distrübütor olarak yaklaşık 4-5 yıl çalıştım. Daha sonra başka bir Network Marketing şirketinde yaklaşık 6 ay kadar bu alan da Eğitim Müdürlüğü yaptım. Bu süre zarfında yaklaşık 39-40  şehir gezdim.Hem şirketin satış-pazarlama-ürün eğitimlerini verdim.Hem de benim için Anadolu’da iyi bir saha çalışması oldu. Anadolu kadının yaşam hikayeleri, mücadeleleri verdikleri varolma savaşı…

Tekrar böyle bir çalışma için ülke koşullarının biraz daha, nefes alır bir konuma gelmesi ve sağlam bir iki şirketin sponsorluğu ile neden olmasın…

-Peki kadın ve kadın girişimciliği adına STK’ların çalışmaları yeterli mi? Sizce neler yapılabilir?

6-Türkiye’de gönüllülük esasına dayalı STK bulmak, iki elin parmakları kadar azdır. Sivil toplum çalışması insan hayatına dokunmak , fayda ve yarar sağlamak temelli olmalıdır. Girişimci kadınlara yönelik paneller ve toplantılar yapılmalı , daha da önemlisi anketler olmalı düşünce ve fikir fırtınası için.Girişimci kadına sorulmalı ne istediği, ne yapmak istediği buradan yola çıkılarak kurumlar harekete geçirtilmelidir.

-Tahtakale’deki atölye çalışmalarınız devam ediyor sanırım. Bu çalışmalardan bahseder misiniz?

7-Tahtakale’de artık atölye çalışmalarımız devam etmiyor. Yarım ada projesi ile Belediye Tahtakale’yi Turistik alana dönüştürüyor. Atölyecilik geçmiş yılların en büyük ekonomik sıkıntılarını yaşıyor. Bu nedenle oradaki çalışmalarıma son verdim.

-Atölyede  kadınlarla ortak çalışmalarınız olabiliyor mu?

8-Geçmiş yıllarda kendi atölyemde parça başı , kadın eleman çalıştırıyordum. Hem kadınların aile bütçelerine katkı sağlamak , hem de pisikolojik olarak, kendilerini ifade edebilme ve başarma yetilerini geliştiriyordum.Şu anda ise üretim maliyet fiyatları piyasa ile yarışta çok komik fiyatlara düştüğü için kimse iş çıkartamıyor.

Dolayısıyla kadınlara iş imkanı sunamıyorum. Sadece geçmiş deneyimlerimi, fırsat buldukça her platforumda konuşarak bilgi ,tecrübe paylaşımları yapıyorum.

-Anne Meclisi’yle de çalışmalarınız var. Burada yaptıklarınızdan biraz bahseder misiniz?

9-Anne Meclisi bir yılı aşkın süredir katıldığım istikrarlı hareket eden, anne, çocuk, kadın ,baba, gençlik için farkındalık sağlamak yolunda ilerleyen bir dernek, burada altını çizmek istediğim konu bu dernek yardım derneği değildir.

Farkındalık kazandırmak amaçlı faaliyet gösteren tamamı gönüllülerden oluşan bir STK , burada bulunmaktan son derece mutluyum.

– Başka projeleriniz var mı?

10-Ben bireysel Aktivistim tek başıma verdiğim, Kadın Mücadelesinde uzun yıllardır beni bilen ve takip eden dostlarımın da yardımı ile 2017 yılına ortalarına yetiştirmek hedefindeyim. Farkındalık kazandıracak, tüm Türkiye’ye ulaşacak, bir proje üzerinde çalışıyorum. Bu proje belki Türkiye’de kadın ile ilgili bakış açısını değiştirecek sorular içerecek.

Çalışmalarım neticelendiğinde ilk sizinle paylaşacağımın sözünü burdan vermek isterim.

-HİKAYESİ GİRİŞİM olarak biz de kadınların girişimciliğe adım atması gerektiği yönünde çalışmalar yapıyoruz. Bu noktada evden üreten kadınlara neler söylemek istersiniz?

11-Evden üreten Kadınların beklentileri yüksek olmamalı, mücadele verdikleri piyasada, alternatif çok olduğu için, üretimin kaliteli olmasına dikkat edip, fiyatını sürümden kazanılacak şekilde belirlemelerini tavsiye ederim.

Kendilerini geliştirme konusunda da interneti kullanarak, olmayan ürünleri tesbit etmek ve araştırarak doğru işi çıkartmak için biraz daha özverili çalışmalarını öneririm.

Tags : AktivistAtölyeEl emeğiKadınKadın girişimciKadın İstihdamıSerpil Berat TezgörTahtakale

Bir Yanıt Bırak